Kitabın eşittiri bende, Aglaya oldu. Prens Mişkin kontrol edebileceği durum ve olaylara dahi ağırlık koymadığı ve elbette hiçbirini yönetemediği için tam bir budalaydı. Lebedev ortamcı ve fırsatçı yavşak, İppolit Trentyev gıcık, Gavrila zavallı vs. Prens sara hastalığından mazur. Ama romanda kim hasta değil ki? Hepsi çatlak. Ama Aglaya... Aşkım... Senin özgürlük tutkundan, hayallerinden, uçarılığından, o sahiplenici derin sevginden, sevdiğine sadakatinden ve illaki mahvına yol açan hadsiz kıskançlığından çokça öperim. Aglaya Ivanovna... Nastasya kusursuz bir güzellik. Tam bir "femme fatale". Ama bence karşılaşma ve çatışmada Prens'in iki saniyelik tereddüdüne bile tahammülsüz kıskançlığıyla Aglaya hepsinin ve tabii ki kendinin sonunu yazan kahraman.