Sabahattin Ali... Bu ismi ne zaman duysam içimde bir şeyler kıpırdar. Düşüncelerini bu kadar güzel anlatabilen, aslında hepimizin içinden geçenleri bu denli güzel aktarabilen nadir yazarlardan olmasındandır belki bu.
Yazar hakkında sayfalar dolusu inceleme yazılabilir aslında ama şu an, böyle bir insanı hangi kelimelerle anlatırsam anlatayım boşmuş gibi geliyor. Sadece şunu söylemek istiyorum, hangi kitabını okursanız okuyun, fark etmez, ama Sabahattin Ali ile mutlaka tanışın.
Her neyse. Birçoğumuzun bildiği gibi Kürk Mantolu Madonna epeyce methedilen bir kitap. Bu nedenle de popülaritesi oldukça yüksek. Bu popülerlik kesinlikle kitabı okumak isteyenlerin önünde bir engel oluşturmamalı. Maalesef son dönemlerde popüler kitapların birçoğu edebi bir niteliği olmayan, insanların hassas noktalarından faydalanılarak hazırlanmış, aşka dair birkaç basit cümlenin zırvalandığı sayfalardan ibaret. Bazı insanların çok okunan kitaplar hakkında bir önyargı beslemeleri de özellikle bu sebepten kaynaklanıyor zannımca.
Kürk Mantolu Madonna okumadan önce böyle bir endişeniz olmasın. Okuduğunuza kesinlikle değecek bir kitap.
Kitabın içeriğine gelecek olursak, ben daha önce bu kadar naif bir aşk okumadım. Raif Efendi'nin Maria Puder'e bakış açısı, ondan etkilenme sebepleri o kadar çarpıcı ki.
Raif Efendi yalnız bir adam. Kelimenin tam anlamıyla yalnız. Ama aynı zamanda bir o kadar da naif ve içten. Kendisi o kadar bizden ki, insan okurken akıp giden her sayfada onunla daha yakın bir ilişki kuruyor, onu daha iyi anlıyor.
Gittiği bir sergide görüyor Kürk Mantolu Madonna'yı. Bu portre kendisini o kadar etkiliyor ki saatlerce ona bakmaktan kendini alamıyor. Daha sonra günlerce portreyi görmek için sergiye gitmeye devam ediyor. Portreyi tasvir ederken kullandığı cümlelerden biri şöyle: "O benim hayalimdeki bütün kadınların bir terkibi, bir imtizacıydı."
Sonraları portrenin sahibiyle ve aynı zamanda portredeki kadının, yani Kürk Mantolu Madonna'nın kendisi ile karşılaşıyor, Maria Puder'le.
Gerisini nasıl anlatsam yavan kalacağını düşündüğümden sözü burada bitirmek istiyorum.
Sabahattin Ali okuyun. Pişman olmayacaksınız.