Aslında incleme yazmaya korktuğum bir kitap. Çünkü incelememde çok basit noktalardan bahsedeceğim ve bu kitap böyle yüzeysel bir yazıyı haketmiyor.
Düşünüyorum neden sevdim bu kitabı diye. İşlediği konu derin olsa da kişisel olarak beğendiğim konular genelde arka arkaya hızlı bir şekilde gelişen olayları konu edinir. Bu kitapta arka arkaya gelişse de sıradan günlük olaylar anlatılıyor. Asıl okumayı zevkli hale getiren şey ise anlatım ve karakterler arasında geçen konuşmalar. Sayfalarca süren bu muhabbetlerde birçok konuşulası, tartışılası konuya değiniyor yazar. Bu özeliğinden dolayı gündelik olayların bile devamında ne olacağını merak ediyorsunuz. Kitabı elinizden bırakamıyor, bıraksanız bile aklınızda o konuşmaları düşünüp geliştiriyor hatta bazen çürütüyorsunuz. Yazar da zaten bir düşünce atmış ortaya ve kendisinden çıkan bu düşünceye karşı bir düşünce söyleyerek bu iki konuşmacıyı uzlaştırmış veya kavga etmelerini sağlamış. Bunu yaparken de ayrım yapmamış. Savunması iyi olan karakter kazanmış. Belki de bazen yazarın istemediği karakterler bile...
Keyifli bir kitabın sizi düşündürmesini istiyorsanız veya diğer incelemelerdeki gibi Rusya'da o dönemdeki yaygın ilişki yapısını, nihilizmi, nihilizmin gerekliliği ve gereksizliğini anlamak isitiyorsanız kesinlikle okumalısınız.