Kitabı çok beğendim ama gerçek hayat hikayesinden alınma olduğu için çok üzüldüm içim buruk okudum.
İnsani sıfatları içinde barındıran herkes gibi duygulanmamak elimde değildi. Kitabın bir çok bölümünü ağlayarak okudum.
Kız olarak doğan her çocuğun bu dünyaya gelirken bir sıfır yenik gelmesi gibi, büyüdüğünde erkek hegemonyasının üstünlüğü altında kalması şaşılacak bir mevzu değil toplumumuzda.
Kadınlarımıza uygulanılan baskı, şiddet ve kıskançlık da kadının yerinin erkekten bir adım geride durması, sen anlamasın eksik etek, saçı uzun aklı kısa gibi buna benzer bir sürü aşşağılayıcı hakaretlerde aynı düşünce tarzında olan erkeğin cahilliğini ve kadının gücünü elinden alması korkusundan kaynaklanır.
Yazarımız kadın ve erkek eşitsizliğini çok yerinde işlemiş belki bu yaşananlar hiç yaşanmasaydı kıskançlık ve cehalet olmasaydı Gülay sevdiğiyle ve çocukları Güz'le çok güzel hayatları olacaktı. Güz anne baba şefkatiyle büyüyecek hayatı bambaşka yönlere evrilecekti, bu travmaları yaşamayacaktı.
Tülay kardeş acısı çekmeyecekti aile bu travmaları yaşamayacaktı , teyze yani Tülay Alzheimer yakalanmayacaktı. Allahım ne verirsen hayırlısını ver kimse bu acıları yaşamayı hak etmiyor Ülkü Yağmur Ural 'a bu ibret verici kitabından dolayı eline ,emeğine sağlık diyorum.