·151 syf.····Okunma: 29 Ağustos 2017 22:15 ''Rusyamız meğer ne iğrençmiş!..'' diyen Rus edebiyatının kurucusu Puşkin, bu sözlerini Gogol'ün Ölü Canlar adlı eser incelemesi üzerine binaen kullanmıştır. Evet, Gogol eserlerinde tarafsız bir şekilde gördüğü tabloları yansıtmıştı kağıdına kalemine. Ve bu yüzden hep eleştirilen bir yazar oldu. Nitekim bu yapılan zulüm ve psikolojik harekatlar ne yazık ki Ölü Canlar eserinin 2. cildinin sehven yayınlanmasına neden olmuştur.
Ukrayna doğumlu yazar Nikolay Vasilyeviç Gogol, Rus edebiyatına önemli eserler kazandırmıştır. Sefalet dolu bir hayattan yazarlığa doğru serüveni, hep sosyal doku ile bir savaş halinde geçmişti. Nitekim Engin Yayıncılığın Hasan Ali Ediz gibi güzel bir çevirmenin yaptığı çeviri ile karşımıza çıkmıştır Mayıs Geceleri. Farklı farklı kitaplarda değişik sıra baskı olarak sunulan eser bu kitapta iki öyküden oluşuyor: Mayıs Geceleri ve Portre. Mayıs Geceleri Ukrayna'nın ay ışığında süregelen bir mahalle havasını, Galya İle Levko'nun küçücük aşklarını fantastik bir deneyimle anlatılırken; Portrede ise ressam Çartkov'un sanat ile imtihanını konu eder.
Gogol'ün ilham aldığı ve etkilendiği yazar olan Puşkin'e olan değerini şu sözlerle anlıyoruz: Bir eserinin ön çalışmasında Puşkin'e yazdığı mektupta '' ...gönderdiklerimi incelemenizi rica ederim. Hoşunuza gitmeyen bir yere rastlarsanız hemen oracıkta mürekkeple çiziniz!.'' Ne kadar tevazu ve sanat aşkının diğer bir yazarla birleşmesi. Nitekim Gogol ustası Puşkin'den farklı olarak hep olayların olumsuz yanlarını açığa çıkardı. Rus sosyal hayatı, derebeylik, toprak köleliği, işçilerin hakkı, açlık ve sefalet ile ilgili konularda hep bir eleştirmen oldu. Ve bunu eserlerine açıkça yansıttığı için siyaset ve bazı toplum önderleri tarafından şiddetle eleştirildi. Kısacası Gogol çok iyi bir betimleyici, gerçek hayatın gözlemcisi, insanlığın sesi olmuştur.
Son olarak şunu belirtmek istiyorum: Gogol ve Puşkin'in edebiyat üzerine mektuplaşmaları, birbirinden destek görmeleri bence edebiyatın aşkıdır. Bu aşk neden bizim yerli yazarlarımızda olmasın? Elbetteki vardır fakat ben bunların daha da artmasını diliyorum. İki yazar arası mektuplaşma, bilgi alışverişi, yan yana gelip bir ufacık sohbet eminim ki ortaya çok değerli eserler çıkacaktır. Zaten bende bu incelememe ister istemez Puşkin'i de kattım. Çünkü iki yazar sanki bir tekti. Ve ayrılamıyordu. Saygılar...