Yine ne ara okudum ne ara bitti dediğim kitabın biriydi. Kitabın türü öykü iki hikaye var içinde. Biri Mayıs gecesi diğeri ise Portre. Mayıs gecesi Galya ve Kazak levko aşkı, portre ise bir ressamın duygusal halleri, sanatının yani yaptığı portrenin psikolojik etkileri. Ben portreyi çok sevdim o yüzden akıcı idi. Ben Stefan Zweig hikayelerine alışkın olduğum için puanım orta oldu ama sıkmayan bir kitap oldu benim için. Bazen gereksiz detaylar olsa da bir okuyușta bitti. Bilinmeyen bir öykü olduğunu duydum bence de öyle sitede keşfettiğim bir kitap. Herkese bol aşk diliyorum duygusal olarak incelememi bitiriyorum. Hatta bir şiir de yazayım gitmeden :
Güneş alçaldı, akşam yakındır
Çık ve bana gel, sevgilim benim!!
Klasiklerde gogol farkı var ve düz mantık okura anlamsız saçma gelen bir derinlik var.
Çok bilinmeyen iki hikayeden oluşan bir kitap.hikaye içinde hikayeler , karakterleri yaratan karakterler, halkın inandığı efsaneleri efsane yapan olaylar..yorucu bir dili akıl karıştıran örgüsü yok gibi dursa da doyurucu bir eser.
Mayıs GecesiNikolay Gogol · Engin Yayıncılık · 1998651 okunma
''Rusyamız meğer ne iğrençmiş!..'' diyen Rus edebiyatının kurucusu Puşkin, bu sözlerini Gogol'ün Ölü Canlar adlı eser incelemesi üzerine binaen kullanmıştır. Evet, Gogol eserlerinde tarafsız bir şekilde gördüğü tabloları yansıtmıştı kağıdına kalemine. Ve bu yüzden hep eleştirilen bir yazar oldu. Nitekim bu yapılan zulüm ve psikolojik harekatlar ne yazık ki Ölü Canlar eserinin 2. cildinin sehven yayınlanmasına neden olmuştur.
Ukrayna doğumlu yazar Nikolay Vasilyeviç Gogol, Rus edebiyatına önemli eserler kazandırmıştır. Sefalet dolu bir hayattan yazarlığa doğru serüveni, hep sosyal doku ile bir savaş halinde geçmişti. Nitekim Engin Yayıncılığın Hasan Ali Ediz gibi güzel bir çevirmenin yaptığı çeviri ile karşımıza çıkmıştır Mayıs Geceleri. Farklı farklı kitaplarda değişik sıra baskı olarak sunulan eser bu kitapta iki öyküden oluşuyor: Mayıs Geceleri ve Portre. Mayıs Geceleri Ukrayna'nın ay ışığında süregelen bir mahalle havasını, Galya İle Levko'nun küçücük aşklarını fantastik bir deneyimle anlatılırken; Portrede ise ressam Çartkov'un sanat ile imtihanını konu eder.
Gogol'ün ilham aldığı ve etkilendiği yazar olan Puşkin'e olan değerini şu sözlerle anlıyoruz: Bir eserinin ön çalışmasında Puşkin'e yazdığı mektupta '' ...gönderdiklerimi incelemenizi rica ederim. Hoşunuza gitmeyen bir yere rastlarsanız hemen oracıkta mürekkeple çiziniz!.'' Ne kadar tevazu ve sanat aşkının diğer bir yazarla birleşmesi. Nitekim Gogol ustası Puşkin'den farklı olarak hep olayların olumsuz yanlarını açığa çıkardı. Rus sosyal hayatı, derebeylik, toprak köleliği, işçilerin hakkı, açlık ve sefalet ile ilgili konularda hep bir eleştirmen oldu. Ve bunu eserlerine açıkça yansıttığı için siyaset ve bazı toplum önderleri tarafından şiddetle eleştirildi. Kısacası Gogol çok iyi bir betimleyici, gerçek
Güzel bir mayıs akşamında okumak isterdim lakin bize Ekim. Bize baharı başında yaşamak nasip olur mu? Olmaz. Galya ve Levko’nun da böyle bir aşkı var diyeceğim ama her aşk böyle durumlar barındırır içinde. Köy yaşamını anlatması ve biraz da övmesi üzerine kurulu bir eser ama günümüz romantizmi ile alaka kurulmamalı burada.
Günümüzde malum köy hayatını bir övme var. Gerçek bir köy kahvaltısı var, bunu en kötü yılda bir defa köye gidenler bilir. Her yörenin kendine has yemekleri özellikle dikkat çeker tabi lakin şu da bir gerçek ki akşam soğuk olunca soba yakması, elektrikler gidince ortada kalmak, yağışlı havada akan çatılar, duvarların soğuk sıcak demeden çatlamaları derken açıkçası köyün gündüz ve gece mücadelesi bile ayrı ve bunun romantizmini de genelde hiçbir işi beceremeyen, her şey önüme hazır gelsin diyen grubun yapması da manidar. Köy sevilir, köy övülür ama köy hayatına romantizm yapmak, saçma. Mücadelesini verenler iyi bilirler bunu.
Hikaye üzerinde ise güzel bir aşk var ama belirsizlik daha fazla yani kullanılan terimler mi diyeyim, öykünün gidişatı mı diyeyim bir yerde bir değişim var ve bunun hikayeye olumlu bir katkı yaptığını söyleyemeyeceğim. 30 sayfaya yakın girişle niye bu kadar uzun tuttuklarına da anlam veremesem de çok ses etmiyorum.
Hepimize iyi okumalar dilerim..
Mayıs GecesiNikolay Gogol · Engin Yayıncılık · 1998651 okunma
İki öykü anlatılır; biri Mayıs Gecesi...içeriğinde Galya ve Levko adındaki iki aşığın öyküsü anlatılır.
Diğer öykü ise Portre, bunda ise bir resamdan bahsedilir.
İlk öykü Mayıs gecesini pek yaratıcı bulmadım, ne kadar karakterlere ısınmaya çalışsamda kendimi birtürlü öykünün içine atamadım, yalnız sürükleyici bir öykü.
Portre adlı eseri baya güzel buldum, işini sevmeyerek yapan bir resamın “ bir portre” çizmesi ve bu portrenin sevgiyle yapılmamasından dolayı bir başka ressamın bu portreyi alması sonucu hayattan soğuma ve huzursuzlukla karşılaşması ve hayatını kaybetmesi vs. Ana temayı oluşturmaktadır.
Yazar, sanatla uğraşan bireylerin işini severek yapmalarını söylerken aynı zamanda aksi durum oluşursa “sevgi” kavramı “huzursuzluk ve ruhsal zayıflık”oluşturabileceğini belirtmektedir.
Bu da ana mesajdır:)
Keyifli okumalar.
Olay bakımından biraz "ne oldu şimdi?" desem de kullanılan cümle ve betimlemeler olayın üstüne güzel bir örtü örtüyor diyebilirim. Kesinlikle okuyun der miyim muamma, fakat Gogol bu boru mu derseniz vakit kaybı da demem. Akıcı, anlatımı güzel bir eser; iyi okumalar.
Mayıs GecesiNikolay Gogol · Engin Yayıncılık · 1998651 okunma
•• Köy yaşamı ve olağanüstülükleri, mucizeleri içinde barındıran bu kitapta Gogol, bizlere Galya ve Levko’nun aşkını anlatır. Birbirlerine sevdalı olan ve evlenmek isteyen ama önlerinde bir engel olan bu Kazak gençlerinin nasıl mutlu sona ulaşacakları anlatılmıştır. Levko’nun büyük çabaları sayesinde kitap güzel bir sonla bitmiştir.
•• Olağanüstü doğa olayları çok fazla yer aldığı için yer yer kitap karışık gelebilir sizlere de. Onun haricide bir oturuşta hemen bitebilecek keyifli bir masal okumak isterseniz tavsiye ederim.
Mayıs GecesiNikolay Gogol · Engin Yayıncılık · 1998651 okunma
Kitap , "Mayıs Gecesi" ve "Portre" adında iki hikayeden oluşuyor.
Mayıs Gecesi ; Kazak Levko ve sevdiği Galya'nın üzerine kurulurken , Portre ; Çartkov isminde ki bir ressamın satın aldığı bir tablo ile gelişen hikayesi üzerine örülüyor.Mayıs Gecesi hikayesi hoş olmakla birlikte,Portre hikayesi hoş olmanın ötesinde bir güzelliğe sahip.
Ressam Çartkov'un tüm halleri,duygusal gel gitleri , sanat kavramının ressam da farklılaşan algısı, hikayenin odağında ki Portre ve o tuhaf gözleri kelimelerden çıkıp görüntüye dönüşüyor adete.Betimlemeleri arada boşluk bırakmayacak kadar iyi. Portre'nin asıl hikayesi ve nihayete erdiği final de ,şaşırtan bir hikaye olmasına sebep.
İlki 2002 yılında olmakla birlikte her yıl bu kitabı bir rütelmişçesine açıp okurum. İçindeki hikayelerin gizemi uç derecede hoşuma gider. Özellikle tablo hikayesindeki ürkütücü şehir efsanesi tadı..
Mayıs GecesiNikolay Gogol · Engin Yayıncılık · 1998651 okunma
Daha önce hem Palto’sundaki kalem memuru Akaki Akakiyeviç hem de Portre’sindeki ressam Çartkov ile aklıma kazınan Gogol’ün Mayıs Gecesi adlı bu öykümeni de oldukça başarılı bir eser. Hatta Mayıs Gecesi, yer yer bahsi geçen iki meşhur eserinin bir kesişim kümesi bile sayılabilir. İzah edeyim: Palto’daki sosyal statünün yarattığı olumsuz durumların ve çarlık Rusya’sındaki sosyal çürümenin gerçekçiliği ile Portre’deki tabiatüstü anlaşmayı aynı potada harmanlayınca Mayıs Gecesi’nin genel çerçevesine ulaşmış oluyoruz. Bu zâviyeden bakınca önceki okumalarım bu metni daha benimseyerek okumamı sağladı ve süreci benim için daha anlamlı hâle getirdi diyebilirim.
!! Dikkat, heveskaçıran içerir.
Açıkçasını söylemek gerekirse kitap beklentimin çok üstünde bir romantik anlatıma sahip. Hem yazarın doğa betimlemelerinin mükemmelliği hem de köy muhtarının oğlu genç Kazak Levko’nun sevgilisi Galya ile olan muhabbeti her yanından güller, papatyalar fışkıran ve ay ışığıyla aydınlanmış bir tabloyu seyretmeye benziyor. Benziyordu. Çünkü Galya adlı ilk bölüm Levko’nun gece yarısı anlattığı “dallarını suya daldırmış olan salkımsöğütlerle, akça ağaçlarıyla çevrili gölü”n kenarındaki evle ilgili efsanesi bir noktaya kadar tüylerimi diken diken etti. Bu efsanenin yarattığı atmosferin süreceğini zannederken ikinci bölümde muhtarın ne menem bir insan olduğunu resmeden tatsız bölümü okumak beni hayal kırıklığına uğrattı. Korku ve gerilim insanı olmamama rağmen üvey ana ve üvey kız söylentisinin devamını merak etmiştim. Ama yazarın çok daha akıllıca planı varmış. Üçüncü bölümde yine karanlıkta Levko’nun rakibinin kim olduğunu öğreniyoruz. Sevgilisi Galya’yı sıkıştıranın, onunla evlenmesine müsaade etmeyen öz babası olduğunu gördüğünde hayretler içinde kalır ki okur olarak ben de “Yok artık!”
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları