Kitabın dili, akışı Annie Ernaux’un kitaplarına çok benziyor. İkisi de anılarındaki kopuk detayları kaleme alıyorlar, sıralı bir olay örgüsü yok. İkisinde de olaylardan ziyade duygular ön planda, özellikle keder daha yoğun.
Tezer özlü muhtemelen bipolardı, kitapta cinselliğe verdiği önemden ve intihar girişimlerinden buna kanaat getirdim. Psikiyatri hastalarının hastaneye yatmaktan çekindiğini biliyordum ama ‘ beni iyileştiren bu kliniklere bir kez daha kilitlenme olasılığının verdiği büyük ve derin korku’ cümlesi bana duvarı izletti.
*spoiler*
Evrenin özünün sevişmek olduğunu söylüyor. Dünyada bu kadar duygu varken her şeyin özünü sekse bağlamak bana abartı geldi
*spoiler bitti*