·264 syf.····Okunma: 13 Kasım 2023 00:00 Ya ben malım herhalde, artık buna kanaat getirdim. Bu kadar insancıklar oturup okuyor beğeniyor, bir tek beni rahatsız ediyor. Herhalde mal olan ben olmalıyım. Ya da paralel bir evrendeyim. Bu insanlar bu evrende benim okuduğum bu satırları okuyup beğenmiş olamaz. Why god why ya? Gerçekten anlam veremedim ve veremeyeceğim. Uzun zamandır böyle bir tiksinti hissetmemiştim. Anlatım da kötü, karakterler de iğrenç, zaten bir olay dönmüyor, arada girip çıkan hiç ilgimizi çekmeyen ay hadi burada da bir diyalog dönsün burada da bir olaylar olsun havasıyla eklenen yan karakterler var. Görev bilinciyle okudum bitirdim, evlerden ırak bir kitap.
Bu kitaptaki cümlelerin yapısı, üslup, diyalogların işlenmesi beni inanılmaz rahatsız etti. İlk sayfayı okudum, ikinci sayfayı okudum ve üçüncü sayfada tüm kitap böyle mi devam edecek diyerek boşluğa daldım. Bana İngilizce derslerimdeki okuma parçalarını anımsattı. Her bölüm çok daha büyük bir bölümün özeti edasında yazılmış gibiydi.
Kimi zaman günler kimi zaman haftalar kimi zaman aylar sonralara ilerleyen bölümler okuyoruz. Ama bu bölümlerin arasına eklenen minik bölümlerle o sürede meydana gelen olayları da okuyoruz. Yani konuşulanlardan olayı çözmüyoruz direkt olarak olaylar anlatılıyor. E neden o zaman zaman atladık ablacım? Anlatacaktın madem doğru düzgün anlatsaydın. Zaten merak uyandıran bir üslup da yok, bu atlamaların bir sebebi de yok. İki ileri bir geri mehter takımi gibi ilerledik mübarek.
Kendine saygısı olmayan bir kadın ablamız ve duyguları hakkında herhangi bir fikri olmayan, sahiplenmeyi kendine hak gören tiksinç bir adamın bir miktar One Day'den esinlenilmiş hikayesi. Gerçekten de waoow dedirten çağımızın orijinal kitabı.
Ya gerçekten bu sayfaları okumamda aracı olduğu için telefonumu ve tabletimi parçalayasım, bu ayın kitabını bu ucubik olarak belirlediği için en yakın arkadaşımı parçalayasım geldi. Hele Connell pisliğinin 6 haftadır biriyle görüşüyorum, ona aşığım, hadi bana 100 euromu ver de seni bir de böyle sikeyim dediği yerde artık kendimi bile parçalayasım geldi. Evet evet tanrı Marianne'i senin için yarattı sik suratlı Andavallı.
Bir parmak şıklatması edasıyla gerçekleşmese de kitabın ikinci yarısında ığıl ığıl Marianne sorunlu olan tarafa döndürülmeye çalışılıyor. Connell minnoş bir ev kedisiymiş gibi yansıtılıyor. Kanser hücrelerinin en büyüğü de burada oluşuyor.
Hatta şöyle bir cümle geçiyor "He can't help Marianne, no matter what he does." Ne anlatıyorsun abv ya? Tüm kitap böyle bir durum mu okuduk biz? Adam her soruya Hm Hm diyerek geçiştirdi, hiçbir duygusunu ifade etmedi, kızı görmezden geldi, ailesinin zenginliği yüzünden aşağıladı, arkadaşları yüzünden hor gördü, kendince acıdı, kendince aşağıladı, yeri geldi başkasına âşık olduğunu söyledi ama bir satır bile yardım etmedi. Hattaaa Marianne tüm kitap boyunca bu sıçmık veletin dünya görüşünü geliştirdi.
Artık bu noktada yaratılan karakterlerin tutarlılığı da benim için yok oldu ve kitap tamamen öf be hadi bitsin denerek okundu.