10/10
·284 syf.··
2024 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2024 20:30
Leyla'nın Evi / Kitap Yorumu Geçtimiz yıl #aminmalof dan #doğununlimanları kitabını okumuş ve yılın favori kitaplarından biri ilan etmiştim kendisini :) Bunun sebebi içerisinde ki etnik çatışmanın ve tarihi olayların beni etkilemeyi başarmasıydı. Aynı duyguyu #nazanbekiroğlu 'dan #narağacı 'nı okurkende hissettiğimi hatırlıyorum. #leylanınevi de bana bu duyguları hissettirdi. Şimdi gelelim kitabımızın içeriğine ; Eski bir Yalı sahibi olan Leyla Hanım yazıyı satın alan Ömer Cevheroğlu tarafından sokağa atılır. Tüm ömrünü o yalıda geçirmiş bu yaşlı kadın bir başına kalır. Mahallenin çocuklarından gazeteci Yusuf , Leyla Hanımın bu durumunu düzeltmek için elinden geleni yapmaya söz verir ve onu Cihangir 'deki evine götürür. Fakat evde sevgilisi Roxy vardır. Roxy bir gurbetçi ve hayatta hep ötekileşmiş , hiçbir yere kendini ait hissedemeyen, ailesinden nefret eden bir geç kız. Roxy ilk başta Leyla Hanımdan nefret eder ama zaman onların ilişkisini çok farklı bir boyuta taşıyacaktır. Kitabın diğer bir karakteri Ömer Cevheroğlu'nun babası yıllarca Kadızade Konağı'nda uşak olarak çalışmış Ali Yekta. Ali Bey, yıllarca uşak olduğu yalıda çok büyük hayaller kurmuş ve o da bir yalıda sahibi olmayı hayatının odak noktası yapmış biri. Bu amaç uğruna yetiştirdiği Ömer bir yalı almıştır ama onun istediği gibi bir evlat değildir. Ömer'in karısı Necla'nın da kendine göre hedefleri vardır ve bu hedefler uğruna herkesi harcayacak kadar gözü karadır. Kitaptaki her şeyi açıklamak istemiyorum fakat beni etkileyen bazı şeylerden bahsetmek istiyorum. İlk olarak Roxy karakterinin kitaptaki karakter gelişimi beni çok mutlu etti. Hayatın içinde zedelenmiş bir bireyin, hayatına giren doğru insanlar sayesinde yaralarını iyileştirmesi... Bu herkese nasip olmaz. Ayrıca gurbetçilere de değinmiş olması, onların sorunlarından bahsetmesi güzeldi. Yine Leyla Hanımın hayatı ince ince anlatıldı ve kendi hayatını yaşayamamış bir kadının yine de hayata tutulması beni çok etkiledi. Hele kitapta bir yer var ki... işte orda Leyla Hanım için çok mutlu oldum. Değinmeden geçemeyeceğim, Leyla Hanımın kendine Leyla diye hitap ettirmesi çok hoş. Kendini hala küçük bir kız çocuğu hissetmek istiyor Leyla, çünkü bu küçük kız hiç bir zaman gerçekten bir kız çocuğu, bir genç kız olamamış. Hayat çok zorlamış onu. Necla karakteri korkunç. Kitap boyu ondan hoşlanmadım fakat bir yerde ailesi ile birlikte olduğu bölümde onu az da olsa anladım. Ömer... çok üzüldüğüm bir karakter oldu. Babasını mutlu etmek için yaşamış ama bu sürede kendi mutluluğuna hiç odaklanmamış bir erkek. Zamanında yaşamadığı her duygu onda derin yaralar açmış ve karakterinde boşluklar oluşturmuş. Bu sebeple karşısına çıkan ilk kadına, ona ilgi gösteren ilk kadına delicesine aşık olmuş. Ali Yekta Bey... Ah o da hırslarının kurbanı olmuş biri . Hayatta tek amacı olan bir insanın o amaca ulaşamazsa nasıl yok olacağını görüyoruz. Son olarak Yusuf'a da değinmek isterim. O kadar güzel kalpli bir karakter ki... Ben ona hayran kaldım. Hepimizin hayatlarına Yusuflar gerekiyor. Bizi düştüğümüz çukurdan çıkaracak, yaralarımızı saracak, bizi hayata bağlayacak... Kendi Yusuflarınızı bulmanız dileğiyle...
2024 Okuma Raporları
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.