·88 syf.····Okunma: 23 Nisan 2024 21:18 Faruk Duman’la 2021’in o unutulmaz yazında “Sus Barbatus!” nehir romanıyla tanışmıştım. Çok daha evvelinden ismini duyduğum bu modern yazarımızın “Sus Barbatus!”larını (üç cilt) üst üste okumuş ve o zamanlar bu roman serisi için “21. Yüzyıl destanı” tanımlaması yapmıştım. Özellikle Yaşar Kemal’i çağrıştıran gövdeli bir üslubun yazarın özgün söyleyişleri ve dile verdiği şekillerle güçlenen tavrı romanı, zihnimde son yıllarda okuduğum sıkı romanlardan biri yapmıştı.
Geçenlerde D&R’de gezerken bu kez Duman’ı öykülerine rastladım. “Baykuş Virane Sever” ve “Kargasabunu” adlı kitaplarını aldım çıktım. Önceliği “Baykuş Virane Sever”e verdim. İsmini Yunus Emre’nin bir beytinden alan bu kitapta toplam 8 öykü bulunuyor.
2013 tarihli bu öykü kitabından “Sus Barbatus!”taki başarıyı beklemek haksızlıktı elbette. Böyle bir beklentiye girmeden ancak bazı ilzer arayarak kitabı birkaç günde bitirdim. Yazarın anlam dünyasını oluşturan tabiat, öykülere yine damgasını vurmuştu. Ardahanlı olan Duman, tıpkı “Sus Barbatus!”da olduğu gibi doğanın soğuk yüzünü –kış mevsiminin sert hallerini- bazı öykülerine yansıtmış. Özellikle ilk öykü “Kayıp İnci” benim çok hoşuma gitti. John Steinbeck’in “İnci”sine selam gönderen öykü, bir yandan kitap okumanın eski yıllardaki önemini vurgularken öte yandan devlet işini devletten daha çok ciddiye alan insanların trajikomik hallerine odaklanıyor.
İkinci öykü “Teyzem O Burhan’lı Günleri Nasıl Atlattı?”da bir aile faciası var. Kocasını erken yaşta bir trafik kazasında kaybeden kadın, kocasının evlenmeden önceki aile durumları derken öykü iç içe geçip bir bütünlük oluşturuyor.
“Zürafa” öyküsünde ele alınanların ülkenin toplumsal bir olayı olarak kabul edilmesi mümkün. Dağa çıkanlar, gözcülük yapanlar, siyasi olarak yok sayılmak istenenler vs. gibi konular bir öykü bütünlüğü içinde bir araya gelmiş.
Halk edebiyatının masal türünden yararlanmayı seven yazar, öykülere sık sık yan hayali olaylar karıştırıp okurunu diri tutmayı da amaçlamış. Bunu akıp giden öyküye eklemleme başarısı da not edilmeli.
Faruk Duman’ın romanını, olayları geniş boyutta ele alma biçimini daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. “Kargasabunu”nu da kısa süre içinde okuyacağımı zannediyorum. Yeni kitaplarını heyecanla bekleyen okurlardan biri de benim artık.