Çok yönlü bir roman okudum. Hem bir karakter gelişim romanı, hem tarihi-siyasi olayları da işleyen, hem kadınların çektiği sıkıntılar, gördükleri baskılar üzerinde duran bir romandı. Ne ararsanız onu bulursunuz.Masume isimli 16 yaşındaki genç kızın hayat hikayesini okuyoruz.
Açıkçası araştırmalarıma dayanarak 500 sayfa boyunca acı, eziyet okuyacağımı düşündüğüm için gözümü korkutuyordu. Halbuki hiç öyle olmadı. Sadece ilk 100 sayfa abilerinden gördüğü kötü muameleleri okurken zorlandım ama sonrasında içimi ferahlatan çok güzel sayfalar da vardı. Abiler yeri geldiğinde babanın bile izin verdiği şeyler yüzünden Masume'ye eziyet ediyordu ve babası yeterince tepki gösteremiyordu. Tabi ki İran'da da gençler birbirinden hoşlanıyor ama oralarda bu konular toplumsal tabu. Masume, masum duyguları yüzünden çok eziyet gördü.
Evlendikten sonraki kısımlar bana hatırlattı ki, birbirine hiçbir şey hissetmeyen bir kadın ve bir adam bile entelektüel uyumla, güzel sohbetler edebilmekle birbirine bağlanabiliyor. Masume'nin yeri geldiğinde eşi Hamit'e ne kadar güzel destek olduğunu okumak da içimi ısıttı. Ama, tıpkı hayat gibi bu kitapta da her mutluluk sonsuza kadar sürmüyor ne yazık ki.
İran, İslam Devrimi ile Şah yönetiminden Cumhuriyete geçti. İnsanlar devrim için ne kadar birlik oldularsa, devrimden sonra bir o kadar ayrıştılar. Devrimden önce iyi dediklerine devrimden sonra kötü demeye başladılar. Bu da toplumla ilgili yaptığım çıkarımlardan biriydi.
Böyle siyasi anlamda çalkantılı bir ortamda yetişen üç çocukta da yaşananların izlerini görüyoruz tabi ki. O yüzden Masume'nin anne olarak da sıkıntıları devam ediyor. Her ne olursa olsun, Masume hep okuyarak, öğrenerek, sevgiye dayanarak geldi sorunların üstesinden.
Çok güzel dersler çıkardığım, günde 100 sayfadan fazla okuyarak kısa sürede bitirebildiğim unutulmaz bir kitap oldu benim için. Herkese tavsiye ederim.