·105 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Nisan 2024 12:37 #FrancaRame İtalyan tiyatro oyuncusu ve oyun yazarıdır. Nobel ödüllü oyun yazarı #DarioFo ile evlenmiş ve yine yazar-yönetmen olan bir oğulları olmuş. Dönemlerinde tiyatrolar din adamlarına bağlıymış ve yoğun bir sansür varmış. Oyunları başta hiçbir gerekçe gösterilmeden yasaklanmış ama gördükleri destek ile sahneye çıkmayı başarmışlar. Bu kitapta iki oyun var.
Kahraman Kadın; Sosyal ve ahlaki değerler açısından uyuşturucu dünyasının bir perdesini aralar ve onu irdeler. İki oğlunu uyuşturucu yüzünden kaybeden emekli öğretmen, işportacılık yaparak kazanmaya çalışan bir kadın kızı da uyuşturucu ve AIDS yüzünden ölmesin diye onu yatağa bağlıyor ve ihtiyaç duyduğu dozu steril bir şekilde her gün kendisi veriyor. Tek bir çabası var para biriktirip Liverpool’a gitmek. Gazeteler yazmış “bağımlıya, şırınga dahil, kontrollü ve neredeyse bedava dağıtım…” , bu sayede aşırı dozdan ölen olmamış. Çaresiz bir annenin dramını trajikomik sahnelemişler. Etkilenmemek elde değil.
Şişman Kadın; Kadınların verdiği büyük mücadeleler, boşanma ve kürtaj seferberliği, cinsel şiddet yasasına rağmen, gündelik yaşamda kadınların en büyük düşmanının yine kadınlar olduğu anlatılıyor. Özellikle toplumun sunduğu estetik ölçülerin dışında kalan “Şişman Kadın”dan hareketle tüm kadınların sıkça yaşadığı baskı, güvensizlik, sevgisizlik ortamını ironik bir üslupla sunuyor. 123 kilo olmuş kısa boylu 50 yaşında bir kadın kocası tarafından terkedilmiş ve kilolu olmasının depresyonunu yaşıyor. Kızı ise ahlaktan yoksun. Her önüne gelenle birlikte olmayı özgürlük sanıyor.
Kitap yazarların özgeçmişleri ve İtalyan tiyatrosu ile başlayıp iki oyun ve sonunda oyunlar hakkında gazete yazıları, bir mektup ve söyleşi ile son buluyor. Oyunlardan bir çok görsel de mevcut. Söyleşide Franca Rame’ye ‘erkekler için monologlar yazmayı düşünüp düşünmediği’ soruluyor ve incelememi bu yanıt ile sonlandırmak istiyorum.
“Bir kere oğlum için. Ama oyuncu olmayı istemedi. Bu da benim düşüm oldu ve hep öyle kalacak. Kimbilir belki ileride erkekler için bir şeyler yazarım. Aktörler bekleyebilir diye düşünüyorum. Çağlar boyu kadınlar sahneye adım bile atamamışlar. Aktör beylerin durumu ise tam tersi olmuş. Hesapları biraz denkleştirmek gerekiyor. Şimdilik “Kadın monologları” bana yetiyor.”