Öncelikle İtalya'daki kitabın kapağını daha çok beğendim. Çünkü kitabı gördüğümde olumlu anlamda bağlardan bahsedecek sanmıştım. Halbuki konu aslında hem içimizdeki hem dışımızdaki kördüğüm olan bağ-cık-lar.
Kitap 3 bölüme ayrılmış. İlki aldatılan Vanda' nın bol iç dökmeli mektuplarından oluşuyor. Erkek yazarların bir kadını işleyişine hayran oluyorum. Çok etkileyiciydi. Bir kadının çocukları için kendi benliğinden vazgeçişi çok güzel irdelenmiş.
İkinci kısımda da Aldo tarafından olayların iç yüzü gösterilmiş. Vanda'dan sonra okununca Aldo'yu bir yanım anlamadı değil. Önce Aldo'yu sonra Vanda'yı okusak nasıl olurdu tepkimiz?
Son kısım çocukların, annelerinin ruh durumunun ,yaşanan olayları içselleştirmelerinin etkisini gördüğümüz kısım. Halbuki çocukları için bir an önce ayağa kalkmaya çalışsaydı daha güzel olmaz mıydı?
Tam bir psikolojik roman bana kalırsa. Ben çok sevdim, Starnone'nin kitapları daha çok çevrilse keşke. İyi okumalar :)