Puan vermedi·296 syf.····Okunma: 11 Eylül 2017 23:19 Mehmed Akif Ersoy. İstiklal marşımızın ve safahat adlı eserin yazarı. Ancak onun toplumumuz ve milletimiz için ehemmiyeti bu "neredeyse mükemmel" eserleri ile ölçülemeyecek denli kıymetlidir.
Bugün ülkemiz siyasal sisteminde değerli şahsiyetler ideolojik saplantının istismarına uğramakta, birtakım hizipler tarafından sanki kendi malları imiş gibi sahiplenilmekte, karşı görüşten insanlara sopa ve kalkan olarak kullanılmakta, vahşi görüşlerini meşrulaştırmak amacıyla mütemadiyen atıfta bulunarak insanlık haysiyet ve şerefini iğfal etmekte ve hem o şahsiyete hem de o şahsiyetin içinde yaşadığı topluma ve ulusa en sansürlü ve iyimser tabir ile hakaret edilmektedir. İşte Mehmet Akif de yukarıda bahsi geçen ve bu yönde akıbete uğrayan değerli şahsiyetlerden biridir.
Onun hakkında yazılanlar okunduğunda ve söylenenler dinlendiğinde görülecektir ki sadece bir Mehmet Akif yoktur, birden fazla Mehmet Akif vardır. Kimisi İslamcı der, kimisi ilerici, kimisi ATATÜRK karşıtı olduğunu iddia eder, kimisi ise onun bir ATATÜRK hayranı olduğunu öne sürer. Peki, gerçek nedir? Mehmet Akif kimdir? Gerçek, olduğu gibi aleni ortadadır. Mehmet Akif, öncelikle bir insandır. Daha sonra iyi bir Müslüman olmaya çalışan ve Müslüman alemin içinde bulunduğu çözülmenin ve cehaletin elemini en içten derin hislerle duyan bunları vaazlarında ve şiirlerinde haykırarak onların bilcümlesini gafletten uyandırmaya çalışıp çabalayan bilinçli bir Müslüman'dır. Milli Mücadele dönemi göstermiştir ki o aynı zamanda gerçek bir vatanseverdir. Bilmemiz gereken, bence bu kadar ile sınırlı, kafi olmalıdır.
Siyasi kimliğini, kimi sevip kimi sevmediğini, hangi partiyi desteklediğini gibi gereksiz sualleri mazide bırakalım. Onun bizlere bıraktığı eserlerini okuyalım ve üzerinde düşünüp tartışalım. Siyasete alet edip hem onun adını hem de onun değerli eserlerini kirli ağızlarla kirletmeyelim. Bırakalım mezarında rahat uyusun.
Bilindiği gibi Sinan Meydan, biraz cahilce ve aptalca bir tasvir olacak ama, maalesef Mustafa Kemal Atatürk'ü muhafaza ve müdafaa etmek durumunda ve zorunda kalan neredeyse tek tarihçi. Atatürk ve Cumhuriyet'e saldırıların bu kadar teşvik edildiği, desteklendiği, palazlandığı, cezasız bırakıldığı ya da ufak cezalar ile geçiştirildiği bir dönemde böyle eserlerin zuhur etmesi oldukça zaruridir. Çünkü tarih sürekli çarpıtılmakta, yalan ve iftiralar gerçek gibi kamuoyuna sunulmakta, gerçeklerden bihaber cahil takımından insanlar bunların akıbetini araştırıp düşünmeden sarılmakta, sahiplenmekte ve çeşitli platformlarda kullanarak bu yalanın ve iftiranın yayılmasında araç olmaktadır.
Hülâsa, bu eserin yazılmasının doğru olmadığı düşünmekle birlikte, şartlar gereği böyle bir eserin yazılmasının zaruri olduğu da su götürmez bir gerçektir. Umarım, Mehmet Akif gibi değerli şahsiyetler ülkemizde artık nifak tohumu ve ayrılıkların değil birlik ve beraberliğin sembolü olarak insanlığa ve ülkemize, ulusumuza kazandırılır.
Bu esere yönelik tek eleştirim, belki de ben öyle anlamış ve algılamışımdır, merkezinde Mehmet Akif'in bulunmayışı. Mehmet Akif üzerinden Atatürk'e ve Cumhuriyet'e yapılan saldırılar ele alınmış, bazı siyasal grupların ve ideolojilerin Mehmet Akif'i kullanarak görüşlerini meşrulaştırmaya çalıştıklarını gözler önüne sermeye çalışmıştır. Tabii ki Mehmet Akif ve onun hayatı, kişiliği, eserleri hakkında birtakım bilgiler de verilmiş.
Okunması gereken bir eser olmakla birlikte bir miktar da eleştirel göz ile değerlendirilmesinin uygun ve yerinde olacağı güzel ve didaktik bir eser.