Puan vermedi·314 syf.··
2024 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2024 17:39
Montaıgne, 16.yüzyılda yaşamış ünlü Fransız yazar. Deneme türü olarak ilk eseri çıkarıp, derleyendir aynı zamanda kendisi. Bu eser, yazarın okuduğu, yaşadığı, görüp duyduğu bütün bilgi, tecrübelerin not alıp deneme oluşturduğudur. **Montaigne, insan doğasının karmaşıklığını anlamaya çalışırken, okuyucuya da kendi iç dünyalarını keşfetme fırsatı verir. "Denemeler", sadece bir kitap değil, adeta yaşamın kendisiyle baş başa kalma ve insanın iç dünyasını keşfetme cesaretini okuyucuya aşılar. Bu eser, zaman üstü felsefi soruları ele alırken, insanın varoluşsal karmaşıklığını keşfetme yolculuğunda rehberlik eder. *En çok alıntı yapılan kitaplar listesi diye bir sıralama, liste var mı bilmiyorum, göremedim. Sanırım bu eser, sitede en fazla alıntı yapılan kitaplar arasında listenin başındadır. Okurken her denemeden en az üç-dört cümlenin altını çiziyor; not alıyor veya paylaşmak istiyor insan. Beş yüz yıl önce hayatla ilgili hemen hemen her şeyi söylemiş Montaigne. Yaklaşık yarım asır önce yazılan bu kitapta ne öneriliyorsa, hemen hemen hepsini uygulayabiliriz hayatımızda. Doğru mudur? Peki "geri kafalı" diye bir tabir vardır. Buna ne demeli? Beş asır önce yaşayan Montaigne'in dediklerini, yazdıklarını hayata geçirsek keşke de hepimiz geri kafalı olabilsek... Eğitimden tutun yasalara, hayata, kitaplara, dostluğa ve yazamadığım pek çok konuya dair her şeyi çağdaş biri olarak bize anlatmış. Zamanın çok çok ötesine geçmiş ve bizden sonraki nesillere de aktarılacak. Montaigne eğitim ile alakalı "Bilgi Ve Düşünce" isimli denemesinde "Ezber bilmek, bilmek değildir; belleğimize emanet edilen her şeyi saklamaktır. Tümüyle kitaptan bir bilgi ne sıkıcı bilgidir!” diyerek ezberci eğitime karşı çıkıyor. Benim okul dönemim, ki üniversite eğitimim de dahil, ezberci usulden geçmiştir. Eğitim sistemimiz yeni yeni değişiklik göstererek ezberci eğitimden vazgeçilmeye başlandı. Tabi bu da lafta, ne kadar başarabiliyoruz bunu, bilemem. Kitaptan ulaşılan bilginin sıkıcı olduğunu yıllar önce söyleyen bir dahi var; ama biz dinlemiyoruz. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir çağda bile sıkıcı eğitim sistemimiz, ezberci anlayışımız, yasakçı, kuralcı tutumumuzdan taviz vermiyoruz. Yanlış bilinen çoğu doğruyu da bize aktarmış yazar. Örneğin hala daha barbarca bahsettiğimiz, zaten isminden bile tedirgin olduğumuz yamyamlar… Onlarla ilgili öyle bilgiler veriyor ki, aslında yamyamların çoğu alanda bizden çok daha modern olduğunu öğreniyoruz. Montaigne benim yazdıklarımın aksini düşünerek yazmış ki : “Kitabımı az insanlar ve az yıllar için yazıyorum.” Düşündüğünün aksine yıllar geçti; ama Montaigne’nin fikirleri eskimedi. Montaigne okudukça onun çağının ne kadar ilerisinde olduğunu, bizim de ülkece çağımızın ne kadar gerisinde yaşadığımızı anlamak hiç de zor değil... “Değişen Dil Ve İnsan” adlı denemesinde, kendi yazdıklarını kendi anlatımıyla özetliyor Montaigne: “Gördüğüm birçokları gibi benim ardımdan da olur olmaz sözler edilmesini istemiyorum doğrusu: Şöyle düşünürdü, böyle yaşardı; şunu ister, bunu istemezdi; ölürken konuşsa şunu der, şuna bunu verirdi; onu benden iyi tanıyan yoktu gibi. Kitabımda, edep kurallarının el verdiği ölçüde, eğilimlerimi, sevgilerimi az çok belirtiyorum; bilmek isteyene sözlü olarak daha da serbestçe ve içtenlikle açıklıyorum düşündüklerimi. Ama bakmasını bilen bu anılarımda her şeyi söylediğimi, gösterdiğimi görür.” Fadime Fadime · Takip Et Fadime · 13 Kas 2021 314 syf. · Puan vermedi Aklımda Denemeler üzerine bir inceleme yapmak yoktu. Fakat bir şey beni itti buna ve "Konuşmalıyım" dedim. Bu yüzden tam anlamıyla bir inceleme olmayacak sevgili okur, bunu bilmeni isterim. Eline bir kalem al, bir de kağıt. "Elini hiç kaldırmadan aklına gelenleri yaz," desem ne yazardın? Daha önce denedin hiç yazmayı? Ya da şöyle yapalım, bir konu belirleyelim; Dostluk, **Aylak Ruhlar, **Tanrılar Üstüne, **Vicdan Üstüne, **Ruh ve Beden Hazları, **Cinsel Yanımız, **Varlık ve İnsan, **Ölümün Tadına Varmak Bu konular Montaigne'nin yazdığı yazıların başlıklarından birkaçı sadece. "Düşünen kalp, hisseden beyin" sen de ne çağrıştırıyor? Kişi, nesne, renk, olay, duygu... Konular, başlıklar uzar, gider böyle... Sen yaz ve kalemin sustuğunda kapat defteri. Biraz zaman tanı kendine ve o zamanı bitirdiğinde aç yeniden. Bak "kendi"ne. Bu yazı sen misin? İşte Montaigne'nin yazmasındaki amaca geldim su an: "Kendini tanı!" Ona göre kimse kimseyi değil, en önce kendini tanımalı insan. Kitabı açtığında hissedeceksin bunu. Rahat bir şekilde düşünmüş, kimseyi küçümsemeden söylemiş. Ve gariptir ki insanın kendinden çözümleyemediği farkında olmadığı köşeleri aydınlatmış. İçsel yolculuğuna kendi üzerinden bir ayna tutuyor adeta. Kitabı okuyorken sanki onunla konusuyor gibiydi. Samimi, doğal, içten bir muhabbet... En azından ben böyle hissettim. "Ben düşünüyorum, sen de düşün, bak neler oluyor" der gibiydi.
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.