Lise yıllarımda okusam etkisinde kalacağım çok güzel bir eserdi ama şimdi biraz abartı gibi geliyor özellikle Hasan Sabbah ile ilgili okuduğum diğer kitaplarla karşılaştırdığım zaman her ne kadar birebir tarihi bir romandan çok tarihsel kurgulu bir roman olsa da özellikle Hasan Sabbah kısmının bu kadar abartılmasını beklemiyordum. Kitapta Hasan Sabbah'ın Türk soyundan geldiği iddia edilmiş ama diğer okuduğum romanlar da Türk olmaktan çok İranı kontrolünde bulunduran Türk ordusunu dağıtmak için kurulan bir örgüt olduğu teorisi daha akla yakın (bkz:Fedailerin Kalesi Alamut, Vladimir Bartol). (Zaten bizim insanımız da genel olararak ünlü kişileri bi Türk yapma adeti var gibi). Bir diğer dikkatimi çeken konu kitapta Nizamülmülk'ten bahsedilmemiş olması, Hasan Sabbah'tan bahsedip Nizamülmülk'ten bahsetmemesi ayrıca dikkatimi çekti. Genel olarak tarihi değil de tarihsel kurgu bir roman yönünden beklentimi karşıladı diyebilirim dediğim gibi lise çağında okumuş olsam uzun süre etkisinde kalacağım bir eserdi.