Makul Yönetici serisinin 2. Kitabı olarak Mustafa Özel’in okumalarının mahsulü olarak karşımızda. Mustafa Özel’in kitap okuma metodu onları kendi alanına evirerek maksadına hizmet ettirmesi ayrı bir kabiliyet ve Özel bu kabiliyete sahip birisi. Kitabı okuyunca binlerce yıllık insan tarihinde iz bırakan şahsiyetleri bir nebze tanıyor ve kendinize tarihten ders çıkarıyorsunuz. Bahsi geçen şahıs ve kitapları okuma meyli uyandırıyor, iştah açıyor adeta.
Konu bazlı olarak kitap yöneticilikte kullanılması gereken taktikler, öğütler, prensipler demetiyle dolu. Ancak binlerce yıllık zaman periyodu içinde şahısların ve hikayelerin niçin seçildiği hangi sıralamayla kitaba nakşedildiği konusunda, yazarın bir fikri yok. Bu şekliyle kitap bir fikir fırtınasında uçuşan yaprakların rastgele yakalanma sırasına göre tasnif edilmiş. Yani hiçbir mantık sırası, bir tedricat, bir sürükleyicilik bulunmuyor. Rastgele okunmuş eserlerden burada da yönetimle ilgili bahis var diyerek yerleştirilmişe benziyor, yada bir silsile var da ben bu mantık silsilesini çözemedim.
Verilen öğütlerden, prensiplerden bir şey anlaşılmıyor anlamına gelsin istemiyorum, özellikle dikkatimi çeken cümleleri aşağıda sıralamaya çalıştım:
• Ülkemizin yarısı bugünde yaşıyor ama burada yaşamıyor. Diğer yarısı ise burada yaşıyor ama bugünde yaşamıyor.
• Tarihten alınacak dersler, geçmişte “gerçekte” ne olduğundan daha fazla önem taşır.
• Roma’yı yücelten onların daha iyi bir usul bulduklarında eski usullerini terk edebilmeleridir.
• Memurluk çingeneliktir (memurlar alınmasın, sosyolojik tahlil neticesi)
• Sermaye bir para ve mal stoku, şirket ise yaşayan bir kültürdür. “Her kültür kendi rüyası içinde yaşar”
• Modern çağda gerçekten kaybolmamış milletler, kendi özgün ortaklık kültürlerini geliştirmiş olanlardır.
• Devletler temel bir erdem ile yükseliyor, o erdemin içinin boşalmasıyla düşüyorlar. (ibni Haldun)
• Niçin yükselmiş olabileceklerine tam akıl erdiremeyen ve bir “disiplin kültürü” geliştiremeyenler apar topar düşüveriyor (Jim Collins)
• Çağdaş yöneticiliğin en büyük sıkıntısı yol arkadaşlarıyla konuşamaması ( Simyacı, Santiago koyunlarını ismiyle çağırır ve konuşurdu)
• Ubuntu: İnsan, insanlar sayesinde insandır.
• Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar (Simyacı) (Tevhidin yanlış anlaşılması)
• Tembel olmak, yeryüzünün mevsimlerine yabancı kalmak, muhteşem ve mağrur bir teslimiyet içinde sonsuzluğa ilerleyen hayat kervanının dışına çıkmaktır.(Halil Cibran, Ermiş)
• Kralların bakanları değil, uşakları olur (ütopya)
• Ahlak, hukuktan önce gelir(ütopya)
• Çağımızda, biri hepimizi çalıştırıyor, hepimiz birimize kazandırıyoruz. Üstelik kazananlardan bazıları, kazanmayı en az hak edenler oluyor.
• Günümüzde;
1. Birinci evrede yöneticiliğin teknik yanlarına odaklanılıyor.
2. İkici evrede yöneticiliğin insani taraflarına odaklanılıyor.
3. Üçüncü evrede yöneticiliğin ahlaki yanlarına odaklanılıyor.
4. Dördüncü evrede yöneticiliğin manevi yanlarına odaklanılıyor.
• Büyük bir yönetici emir vermez. Karar bile vermez. Verilen kararları ahenkleştirir ve anlamlı kılar (Tolstoy)
• Ey Vezir! Sen tebayı yönetirken, sultan da seni yönetir. Aklının bir yarısı idare ettiklerin, diğer yarası seni idare eden için çalışır.(Maverdi)
• Acele gidenin ecele gitmesi gibi, fetiş haline getirilmiş hız arzusu işletmeleri batırabilir.
• Allah bir yöneticiye hayır dilediği zaman ona sadık bir vezir nasip eder. Bu vezir, yönetici unuttuğunda ona hatırlatır, hatırladığı hususlarda ona yardımcı olur. Eğer Allah, bir yönetici için bundan başkasını murad ederse, ona kötü bir vezir verir. Bu vezir ise, yönetici unuttuğunda ona hatırlatmaz, hatırladığı hususlarda ona yardımcı olmaz.
• İdeallerimizden koptuğumuz ölçüde yaşlanıyoruz.