·517 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Mayıs 2024 16:54 MARTİN EDEN
Martin Eden kitabının yorumuyla sizlerleyim. Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Jack London'ın kalemini severim, Martin Eden'le bu sevgim arşa çıktı Yazarın konuya hakimiyeti ve dil kullanımı muhteşemdi. Karakter analizleri ve karakterlerin duygu durumları harika bir şekilde yansıtılmıştı. Kitabı okurken de yazıldığı dönemi zihnim de canlandırma fırsatım oldu.
Martin Eden kitabından bahsedecek olursam; Jack London'ın ölümsüz eseri Martin Eden ilk kez 1909 yılında okuyucu ile buluştu. Yazarın en kalıcı yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Yarı otobiyografik bir eserdir. Bazı bölümler de Jack London'ın yaşamından izler taşımaktadır. Martin Eden gemiler de çalışan, ablası ve eniştesiyle yaşan fakir bir gençti.
Martin Eden bir gün Arthut'un bir beladan kurtardı. Arthur da bu iyiliği karşısında Martin'i evine yemeğe davet ediyor ve ailesiyle tanıştırdı. Martin, yemekte gördüğü genç ve güzel hanımefendi Ruth ile tanıştı. Martin'in yüreğinde o an da Ruth'a karşı bir aşk ateşi alevlendi. Ama biri burjuva sınıfına mensup diğeri ise fakir bir gençti. Üstelik Martin daha lise mezunu bile değildi. Martin'in konuşması köylü ağzı deriz ya hani tam da öyleydi. Ruth ise üniversite de edebiyat okuyordu.
Martin, o günkü yemekten sonra Oaklan'daki kütüphaneye gitti. Kendini geliştirmek için hem de görgü kurallarını öğrenmek için kitaplar aldı. Zamanla içinde büyük bir okuma isteği oluştu. Okuduğu kitaplar artık ona yetmez oldu ve kendisi bir şeyler yazmaya başladı. En büyük hayali yazarak para kazanmak olmuştu. Ruth ise Martin'in kişisel gelişiminde en büyük destekçisi oldu. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar
#okudumbitti #kitapyorumu #modernklasiklerdenokuyorum #bookstagram #kesfet #onecikar #erdeminkitapligi #martineden #jacklondon #türkiyeişbankasıkültüryayınları #sayfa517