Gönderi

10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2017 66. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2017 10:49
Karamazov Kardeşler bitti. Bir yazarın üretebileceği eserde zirvedir bu kitap. Bir sanat eseridir! Kitap karakterlerin gerçekliğinin, kitaba sığmadığı görülmüş şey mi? Ama öyle. O kadar derin ve canlı portrelerle karşımıza geliyorlar ki, gerçek insanlarla maceradan maceraya sürükleniyor gibi nefesimizi tutarak okuyoruz. Hiç ard arda 50 sayfanın altını çizmek istememiştim ta ki bu kitaba kadar... İsyan ve Büyük Engizisyoncu bölümleri o kadar 'dolu'ydu ki. Doğru kelime belki de dolu değil fakat bu bölümleri okuduğumda koskoca bir felsefeyi yalayıp yutmuş gibi oldum. Hani karnesi kötü olan bir çocuk halının desenlerini inceler ya, bundan önce hiç kitap okumamışım -okudum zannetmişim- 'boş'muşum meğer, ne çok geç kalmışım dedirtti. İnsanın hayata bakışını değiştiren bir eser oldu. Belki de 2 - 3 yıl önce beğenerek okuduğum bir kitap, bu okumadan sonra hayal kırıklığı yaratacak. Artık okuyacaklarımı daha dikkatli seçmem gerekiyor.. Dostoyevski'nin kendi kaleminden bir önsözle başlıyor olması çok farklıydı. Sanki karşımda oturmuş, çaylarımızı yudumlardan bana yazacağı kitaptan söz eden bir dostum gibiydi. Böylesine içten ve samimi oluşuna bayıldım. Kitap devam ederken de ara ara bizle konuşarak, ne hissettiğimizi yokladı sanki. Ömrüme eşlik edecek kişilerle tanışmış oldum. Hepsi (Dimitri, Aleksey, İvan, Smerdyakov) Dostoyevski'nin kişiliğinin bir yönünü yansıtıyorlar. Dmitri; vatan sevgisi - askerlik ve ölümün kıyısından döndüğü zamanları, Alyoşa; inancı ve sevgiyi, İvan; nihilizmi ve psikolojik yanını, Smerdyakov ise sara hastalığını. Hatta Fyodor Pavloviç'te babasının gölgesini... Karakterin birbirleriyle diyalogları enfesti. Özellikle Ivan'ın Alyoşa' ya kendinden bahsettiği kısım. Hikayemizin en sessiz kahramanı İvan'ı benim gibi Dostoyevski de diğerlerinden ayrı bir yere koyuyor sanki. Herkesin kitapta adının bir kısaltması, canımlı cicimli sevimli halleri varken ,Mitenka/Mitya, Katya, Gruşenka gibi, o hep İvan'dı. Hikayenin ana kahramanının Alyoşa olduğunu en baştan Dostoyevski söylüyor bizlere. Bence sebebi bunca kötülük içinde, iyi kalabilmesi. Bu Dünya'da bir Superman değiliz belki, ama her şeye rağmen iyi kalmak bile yeter kahraman olmamız için. * Mutlu insanın hikayesi olmazmış derler. Keşke herkes acı çektiğinde böyle saheserler üretebilseydi. 1025 sayfa... Dile kolay! Karakterler gerçek gibi, kurguda en ufak bir boşluk yok, felsefesi çoğu filozofa taş çıkartır, psikoloji alanında Nietzsche'ye "Bana ruhbilim konusunda bir şeyler öğreten tek kişidir. Onu keşfetmek benim için Stendhal'i keşfetmekten çok daha önemliydi"dedirtmiş,  polisiye desen türe yeni bir soluk getirmiş belli. Çaresizlikle kıvrandım resmen sayfalar boyu. Mahkeme bölümlerinde avukatı alkışlayanlar arasında bende vardım. Evet! Dostoyevski'nin yanındaki koltukta heyecandan nefes almayarak kararı bekliyordum. (Spoiler Uyarısı) Dmitri suçsuz, belki mükemmel bir insan değil ama masum demek isterdim. Kötü biri değil o, hadi ama. Affedin onu!!  Ama olmadı. Yine mujikler yaptı yapacağını. Ayrıca "baba nedir?" anlatılan kısım... Yazarımız yaralarından bahsetti bize. Ve bittiğinde tepkim:' Hayır, böyle bitmesin! İvan iyileşti mi? Katya ile mutlu mu şimdi? Alyoşa nerededir, neler yaptı, Dimitri kaçabildi mi, mutlu oldular mı, kendi dünyalarında huzura kavuştular mı?'  uzar da gider bu liste... Sonuç olarak; tekrar tekrar okuyacağım bir kitap. Dostoyevskinin şaheseri. Kitap denince aklıma gelecek olan budur artık.
Hukuk
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
·
7 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne kadar güzel yorumlamışsınız arzu hanım insanın okuyası geliyor vallahi