Puan vermedi·112 syf.··
2024 7. kitabı
KIRMIZI PAZARTESİ Uzun zamandır okumam gerektiğini düşündüğüm bir kitaptı. Bende hep siyasi bir kitap izlenimi yaratmıştı. Oysa gerçek bir cinayet öyküsünü konu almıştı Marquez. Kitap kapağını görünce aslında bunun namus adı altında işlenen bir cinayet olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. 1940’lı yıllarda Kolombiya'nın bir kasabasında geçen bu hikâye aslında ülkemizin gerçeklerinden birini konu edinmişti. Evlenen bir kızın baba evine geri gönderilmesi ve bekâret sorunsalını çok sağlam bir kurguyla bir kez daha dünyanın gözüne sokmayı başarmış ve bu başarısını Nobel Edebiyat Ödülü ile taçlandırmıştır. Birçok karakter isminin geçmesine rağmen olaylar Santiago Nasar'ın etrafında dönüyor. İlginçtir ki kitabı bitirdikten sonra bile Santiago'nun bu olayın içerisinde olup olmadığı konusunda kesin bir hükme varamıyorsunuz. Ama sonuç ne olursa olsun bu durumun sonucu cinayet olmamalıydı. Ana tema cinayet olmasına rağmen asıl anlatılmak istenen koskoca bir kasabanın bu cinayetin olacağını bilmesi. Hatta gününü bile bilmeleri fakat herkesin bu konuda sessiz kalmasıdır. Katiller belki durdurulmak için kasabanın tüm insanlarına duyuru yapacaklardı ama üç maymunu oynamayı seven toplum burada da maalesef sınıfta kalmış oldu. Santiago'nun kitabın sonunda dışarı sarkan bağırsaklarını tutarak "Anne beni öldürdüler!" demesi koptuğum noktaydı. Tüm kitapsever arkadaşlarıma tavsiye ederim.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.