570. BASKI MI? MÜTHİŞ PSİKOLOJİ!
Büyük bir hevesle, "İşte hayatımın anahtarını buldum!" diyerek aldığım o meşhur kitabın elimde patlamasının hazin öyküsüdür bu... Nedense bu hayal kırıklığı her seferinde beni gidip en çok satanlar rafında buluyor. Belki beklentiyi yukarılara çıkarıyorum, belki de "Çok satıyorsa bir bildikleri vardır" safsatasına düşüyorum ama sonuç hep aynı: Kocaman bir hüsran.
Gerçekten mesele verdiğim para da değil, giden saatlerime, o kıymetli zamanıma üzülüyorum. O parayla muhtemelen kimsenin adını duymadığı ama okuyunca insanın ruhuna pencere açan, ufuk genişleten sessiz sedasız bir kitap alsaydım şu an çok daha mutlu bir kahve yudumluyor olurdum.
Kitabın adı 'Müthiş Psikoloji' olunca, sanıyorsunuz ki kimsenin bilmediği gizli kapılar açılacak, ruhun dehlizlerine inilecek... Ama karşılaştığım şey; süslü cümleler ve "şişirilmiş" bir popülerlikten ibaret. Aslında kitap bana bir şeyi uygulamalı olarak öğretti. Reklamı yapılan her parıltılı şeye "Evet" demememiz gerektiğini! Yani kitap, isminin hakkını dolaylı yoldan vermiş oldu; bana bu tarz kitaplara "Hayır" demeyi bizzat zamanımı harcayarak öğretti.
Neyse, daha fazla yerden yere vurup enerjimi de tüketmeyeyim. Bu seferlik böyle olsun. Şimdi taze bir kahve yapıp, bu "müthiş" hayal kırıklığını geride bırakıyor ve yeni bir kitaba, yeni bir umuda yelken açıyorum. Tuğba Altun