Puan vermedi·524 syf.··
2026 5. kitabı
MASUMİYET MÜZESİ ​Orhan Pamuk çok sevdiğim bir yazar olmasa da bu kitap çok ilgimi çekmişti. Alıp okumak yerine dizisini izlemeyi tercih ettim. Bir aşk hikayesi izleyeceğimi sanırken; takıntılı, narsist ve bunun yanı sıra romantik bir karakterin yaşattığı bir hikaye ile karşılaştım. Füsun, daha hayatının baharında maalesef celladına aşık olmuş bir genç kız; Sibel ise bu hikayenin içerisine çekilmiş bir mağdur. Kemal, takıntılı aşkı ile etrafındakileri mutsuz eden bir egoist. Maalesef böyle erkekler çoğunlukta. ​Kemal’in hikayesi, aslında bir aşkın yüceliğinden ziyade, bir erkeğin sahip olma arzusunun yıkıcılığını anlatır. Kemal, Füsun’u bir özne olarak sevmekten ziyade, ona dair nesneleri biriktirerek kendi kurguladığı "masumiyeti" hapsetmeye çalışır. Sibel, modernliğin ve toplumsal beklentilerin kurbanı olarak bu denklemde saf dışı kalırken; Füsun, Kemal’in saplantılı sevgisinin yarattığı o görünmez duvarların arasında, kendi hayatının baharını feda etmek zorunda kalır. ​Bu noktada karşımıza çıkan tablo, romantizmden çok psikolojik bir boyun eğdirmedir. Kemal’in "aşk" dediği şey; etrafındaki kadınları mutsuzluk çemberine hapseden, her şeyi kendine hak gören narsist bir egonun yansımasıdır. Belki de kitabın asıl trajedisi; Füsun’un kendi celladına duyduğu o kaçınılmaz bağ ve Kemal’in bu mahvedici tutkuyu bir "müze" kuracak kadar kutsallaştırmasıdır. Bu sevgi değildir. Aşk hiç değildir. Aşk ve sevgi, üzmemektir. Bazen onun iyiliği için görünmez olmak, onun mutluluğu için şekillenmektir. ​Gerçek bir hikaye olması ve somut bir müze ile tasdik edilmesi beni çok etkiledi. İstanbul'a gider gitmez bu müzeyi de ziyaret edeceğim. Çukurcuma'daki müzeyi ziyaret ettiğimde, Kemal'in Füsun'dan "çaldığı" o binlerce sigara izmaritini görmek, benim narsist takıntı tezimi muhtemelen daha da güçlendirecektir.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
·
68 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.