·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Eylül 2017 18:04 Kitap, yarının kısa bir tarihi adıyla sunulduğu için, beklentim son bölüme kadar okuduklarımla karşılanamadı çünkü gelecek öngörülerini anlatabilmek için uzun uzun 19. YY ve 20. YY lardaki akımlardan ve dinlerden bahsetmek istemiş yazar. Bu bölümlerde hep anlama konusunda sıkıntı yaşadığım -veya ilgi alanımda olmadığı için olabilir- "izm" leri ve birbirleriyle bağlantılarını anlatıyor. Liberalizm, Sosyalizm, Hümanizm gibi akımların hangi nedenlerden doğduğunu, tarih sahnesinde birinin tam da yok olmak üzereyken kontrolü ele geçirip diğerine üstün gelmesi anlatılmış. Tabi bunları anlatırken, hepsi bir inanç sistemi gözüyle ele alındığı için hristiyanlık, müslümanlık ..vs gibi dinlerle birlikte hepsini "dinler" diye tanımlamış tüm kitap boyunca ve birbirleriyle ve toplumsal ve ekonomik güdülerle ilişkilerini işlemiş.
Son bölüme geldiğinde gerçek "yarının kısa bir tarihi" anlatılırken de öncesinde uzun uzun anlattığı konularla çok güzel bağlamış.
Gelelim yarın ne olacak tarihimiz kısmına. Gidişattaki teknolojik gelişmelerle tekno-hümanizm'den ve biyoteknoloji'den bahsetmiş. Homo-Sapiens'in yapısı gereği aslında algoritmalardan oluştuğu varsayılarak, bu algoritmaları, sapiens'ten daha az hata ile işleyen programlarda oluşturmak gelecekte Homo-Sapiens'ın yok olmasını mı getirecek veya iot (internet of things) eşyanın interneti diye adlandırılan ve şu anda bile bilişim şirketlerinde çalışmaları süren bu konuda ilerlemeler gelecek 50-80 yıl içerisinde homo-sapienslere veya homo-deus'lara ihtiyacı sıfırlayacak mı?
Merak edenler mutlaka okusun.