8/10
·172 syf.··
2024 33. kitabı
Bazı insanlar şanssız doğar. Kendi gelişimleri, öğrenmeleri, iyi bir kariyer için tırnaklarıyla kazıyarak belli bir konuma gelirler. Aşkın peşinden koşarak mutluluğu da yaratabilirler. Ancak kaderin çarkı ne yazık ki ellerinde değildir. O hazin gelişme, mutlaka gelir mutluluğunun en ortasında bulur bu doğuştan şanssız insanları... Ödüllü yazarımız Bernhard Schlink'in yazmış olduğu "Olga", tüm ekseninde böyle şanssız; ama mental açıdan güçlü bir kadını anlatıyor. Olga kimsesizlik, iki kişilik bir yalnızlık, savaşlar, devrimler, ölüm görüyor; lakin içindeki o mental güç ile duygularını bastırarak hayatta kalmanın yolunu buluyor. İnsanın hayatından vazgeçmesinin kolay olduğunu, asıl yetenek gerektiren konunun hayata tutunmak olduğunu vurguluyor alt metinde Schlink... Alman yazar, romanında yalın bir üslup tercih ediyor. Günlük konuşma dilinde, oldukça sürükleyici bir roman ortaya çıkarıyor. Ana karakterin bu etkileyici hayatı, romanda üç bölümde inceleniyor. Özellikle son bölümde yer alan Olga'nın Herbert'a yazdığı mektuplar, bana göre romanın en çarpıcı yerini oluşturuyor. Duygusal açıdan ve dışavurumsal olarak oldukça güzel mektuplardı ve okuma zevki olarak damağımda harika bir tat bıraktı. Romanın 2008 yılında aynı adla beyazperdeye uyarlandığını da belirteyim. Olga yoksul bir çocukluk geçirmiş, anne babasını çok erken kaybederek öksüz kalmış kızımız. Bunun üzerine büyükannesi ile yaşamaya başlayan Olga, burada komşu çiftliklerden birinin çocukları Herbert ve Victoria ile tanışır. En başında bu üçlü güzel bir dosttur, ancak Victoria'nın anlamsız değişimiyle Olga ve Herbert kalır. Olga, bilmeye ve bilgiye çok aç bir kızdır. Bulduğu ne varsa okur, kendi kendine çalışır ve kendini yetiştirir. Ancak hayallerine ulaşmaya çalışırken hesaba tek katmadığı şey aşktır, Herbert ve Olga birbirine büyük bir tutkuyla bağlanır. Yıllar geçer Olga öğretmen olur, Herbert orduya girer. Herbert'ın ailesinin tüm istememezliklerine rağmen ikili tutkulu bir aşk yaşamaya başlar. Olga, Herbert ile daha fazla vakit geçirmek ister, Herbert'ın dünya konusundaki ütopik fikirleri Olga'yı kızdırır. Çünkü Olga'nın sadece Herbert'ın yanında olmasına ve sevilmeye ihtiyacı vardır. Herbert inatçılığıyla özgürlüğünün peşinden gider, Kuzey Kutbu keşif gezilerine gider. Burada kaybolur ve uzun süren çalışmaların ardından, Herbert'tan bir daha haber alınamaz. Bu gelişmeyle Olga, hayatının ışığını kaybeder. Herbert'ın yokluğunda, ona açıklamadığı büyük bir sırla ve büyük bir hiçlikle baş başa kalır. Şiddetli geçirdiği bir hastalık sonucunda sağır olur. Ancak çok iyi dudak okumaktadır ve sağırlar okulunda öğretmenlik yapar. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ortalık çok karışıktır ve bu okul da kapanmak zorunda kalınca Olga, Ferdinand'ın ailesinin yanına hem öğretmen hem de terzi olarak yerleşir. Çok acılar yaşamış ve tüm bunlara tek başına göğüs gerebilmiş yaşlı kadının artık tek dostu ve uğraşı Ferdinand adlı çocuktur. Daha sonrasında yetişkin Ferdinand'ın araştırmasıyla ortaya çıkardıkları ise bize hikayenin farklı bir boyutunu gösterir. Olga gibi mental açıdan güçlü, azimli, zeki, bilgili, tek olduğu halde dünyayı değiştirebilecek tüm kadınlara selam olsun!
Edebiyat
OlgaBernhard Schlink · Doğan Kitap · 2022197 okunma
··
344 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.