İnsan ve doğa...
Av ve avcı...
Terazinin iki tarafındaki kavramlar ve hangi taraf birbirini yok etmeye çalışıyor tahmin etmek zor değil. Dengeyi bozan her zaman insan... İhtiyacından fazlasını avlayan her zaman insan olmuştur bu yeryüzünde.
70 yaşına girdiği gün lisanslı avın başladığı güne denk gelmişti. O bir avcıydı. İsmi de Ulf...
İnsan ve doğa konulu kitapların içinde bu iki kavramın birbiriyle olan bağını görmeyi de seviyorum. Dolayısıyla Ulf ve hayvanlar arasındaki o zemini okurken çok şey geçti aklımdan. Doğanın herhangi bir unsuruyla bağkuran insanların hayatı çok eskisi gibi olmuyor. Tıpkı kitabın içinde anlatılan karakter gibi.
Av ile iç içe yaşayan insanların bu eyleme yükledikleri anlamı gerçek yaşamdan da gözlemliyorum. Onlar için gerçekten de bu eylem yaşamlarının merkezini oluşturuyor. Kitabı okurken en çok da aslında doğanın içerisine kurulan insan yaşamının, bitki ve hayvan yaşamını istila ettiğini de hatırlıyorsunuz. Çünkü gerçekti onların yaşam alanı orası.
Kitabın içinde koyunların başına gelenler ya da karakterin karavanının yanmasından sonra yaptığı sorgulamalar kayda değer.