·110 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mayıs 2024 17:53 "Saçma" felsefesinin üzerinde durmak gerekiyor zannımca. Zira hep bir anlam arayışının içindeyken dahi bir varsayım olarak var olduğu ve bunu bulmamız gerektiği inancıyla hayatı yorumluyoruz. Aksi halde hayatın anlamının olmadığına karşı da bir inanç geliştirmek ve tam bir pesimist gibi hayattan kaçmak yahut tam bir nihilist gibi bir anlam yaratmak da mümkündür gayet.
Aslında başkaca da bir felsefe var ve anlam kelimesini aramanın anlamsız olduğunu haykırıyor bu söylem. Öyle ki tanrının varlığını veya yokluğunu aramak da manasız ve aynı şekilde tepki vermek yahut vermemek de anlamsız. Anlam yaratmak zaten anlamsızken bir de yarattığın anlamın şekillendirilmesi için harcanan çabanın da aynı ölçüde anlamsız olduğu bir kuram yaratmış Albert Camus.
Topluma yabancı bu kahramanın toplumu reddetmediği aynı şekilde onaylamadığı da bir gerçek. Anneye sevgi beslemek de anlamsız çünkü veya evlenmek veya evlenmemek, evlenecek olunsa kiminle olduğunun da pek mi manasının olmadığı bir gerçeklik içinde yaşıyor bu karakter. Bir insan öldürmenin de kayıtsızlık halini sonlandırmayacağını düşünen bir karakter.
Bazen yaşamak gerekiyor; nedenini, nasılını düşünmeden yaşamak! Çünkü bilgece yaşamak da mümkün ve makul aksi de...
İyi ya da kötü sonun olmadığı gibi umut etmek ya da etmemek de olağan bir bakış açısı.
Severek okudum.