19.yüzyıl klasiği olan Gurur ve Önyargı romanı, ünlü İngiliz yazar Jane Austen tarafından kaleme alınan, karakter betimleri oldukça zengin bir eserdir. Yazar Austen yaşadığı dönemdeki diğer kadınların aksine iyi bir eğitim almıştır ve en büyük destekçisi de babasıdır. Romanlarındaki dikkat çekici noktalardan biri de eserlerinin başkahramanlarının hepsi kadındır ve romanlarının hepsi de mutlu bir evlilikle sona ermiştir. Ayrıca feminist yazarlar arasında yer alan Jane Austen, dönemine göre cesur kadın karakter tasvirleriyle ön plana çıkmıştır. Roman, anne Mrs.Bennet’ın bekar beş kızı Jane, Elizabeth (Lizzy), Mary, Catherine (Kitty) ve Lydia’nın zengin ve soylu birer adamlarla evlenmelerinde ısrarcı olması ile başlıyor ve evlerinin yakınına Mr.Darcy ve arkadaşı Mr.Bingley’in taşınması ile devam ediyor. Bekar ve zengin olan bu iki adam hikayede belirgin bir yer ediniyor ve bu durum romanda aşk ilişkilerinin şekillenmesine yol açıyor. Romanın merkezinde yer alan Elizabeth diğer kardeşlerine göre daha bağımsız, akıllı, kararlı ve özgür düşünen bir kadındır. Sosyal sınıfların kısıtlamalarına pek aldırış etmez, dürüstlüğe önem verir. Genellikle önyargılı ve fevri tavırlara sahip olsa da içten ve samimi bir karakterdir. Baştaki önyargısı sayesinde Mr.Darcy ile aşkı hep gurur üzerine şekillense de önyargısını aşar ve duygusal olarak olgunlaşıp özsaygısını bulur. Aslında detaylı baktığımız zaman Elizabeth, Jane Austen’ın kendi düşünce ve değerlerini yansıttığı bir karakter olarak kabul edilebilir. Evliliğin statü ve zenginlik ile yürütülemeyeceğine sadece aşk evliliği ile mutlu olunacağına inanan Austen, tüm bu düşüncesine rağmen mutlu bir hayata sahip olamamış ve evlenmemiştir. Böylelikle aslında aradığı mutluluğu romanlarında oluşturduğu kadın karakterler üzerinden yaşatma yolunu seçmiştir…