Yenilerde elime geçen bir kitap olan Koku, hazır sınav dönemimdeyken kafamı dağıtacak, çok düşündürmeden beni içine çekecek bir eser arayışında olduğumda gözüme çarpan ve hemen okumaya başladığım kitap oldu. Ayrıca hala sınav dönemimde olduğum için muhtemelen kısa bir inceleme olacak. Kitabın hakkını verip uzun uzun yazmayı çok isterdim oysa ki... Neyse, belki ileride aklıma geldikçe ekleme yapabilirim buraya. Sınav dönemimden dolayı uzun bir sürede okumuş olmama rağmen yine de benim için aşırı derecede keyifli bir okuma oldu. Eser o kadar sürükleyici ve akılda kalıyor ki, okumaya ara verseniz de ufak bir kısım okuduktan sonra önceki olayları yeni okumuş gibi hatırlıyorsunuz.
Çok ilginç ve zekice kurgulanmış bir roman olduğunu düşünüyorum. Kimsenin alamayacağı kokuları alabilen, her kokunun içerisindeki en ince notasına kadar duyabilen ama kendi kokusu olmayan bir insan... Çocukken kimseden sevgi, ilgi görmemiş ve bu tür duyguları öğrenememiş, kendi kendine türlü zorluklarla hayata tutunmuş, büyüdüğü zaman da insanlar arası ilişkilerin onun için hiçbir önem arz etmediği ama tüm bu süreç boyunca hep kokulara aşık bir adam...
Yazarın nereden aklına geldiğini de düşündüm kitabı okurken bir yandan. Beş duyu organımız var, herhangi başka biri olamaz mıydı mesela? Aşırı derecede, vücudundaki bakterilere kadar görebilen bir adam, dünyanın diğer ucundaki bir sesi ayırt edebilen bir kadın, inanılmaz komplike yapılan bir yemeğin bir çimdik baharatına kadar bilebilen dünyaca ünlü bir şef, ya da birisine dokunduğunda onun hissettiği her şeyi hisseden ya da aklından geçen düşünceleri algılayabilen küçük bir kız çocuğu... Hepsi çok güzel olabilirdi ama muhtemelen Koku kadar güzel hikayeleştirilmiş, bu kadar gerçekçi bir eser çıkmazdı ortaya. Biraz daha süper kahraman romanı gibi olma ihtimali yüksekti. O nedenle yazarın seçimine, konuyu işlemesine, çocukluğundan itibaren her şeyi bu kadar iyi kurgulayabilmesine gerçekten hayran kaldım. Birkaç kitabı daha varmış sanırım, onları da okumayı çok istiyorum.
Bu arada Can Yayınlarının da hakkını yememek lazım, özellikle bu kitabın kapak tasarımına bayılıyorum ve gördüğümden beri almak istiyorum, ayrıca çevirisinin de çok iyi olduğunu söylemem gerek. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Bir de 2006 yapımı filmi varmış, o da bir yandan bu kitabı alma sebeplerimden birisiydi aslında, kitabı bitirdiğime göre balımla o filmi de izleyebiliriz artık. Bunun için de çok heyecanlıyım!
Okumayı isteyen herkese tavsiye ediyorum, gerçekten müthiş bir kurgu.
Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim. Herkese iyi okumalar...