·302 syf.····Okunma: 26 Mayıs 2024 19:24 Benim genelde okuduğum türlerin dışında bir konusu ve tarzı olan bu kitabı okuduğuma pişman değilim.
Kitap incelemesine geçecek olursam; kitap bileğinin yenilmezliği ile meşhur Ases Ahmed'in Kostantiniyye'nin gecelerini mesken tutmuş melun mahlukların kurbanları arasına girmesi ile başlıyor. Ases Ahmed'in ölümü zorbazlar arasında iki meselenin doğmasına neden olur. Bunlardan birincisi, Ases Ahmed gibi bir yiğidin bile baş edemediği bu mahluklarla nasıl baş edecekleri, ikincisi ise boş kalan meydanı kimin dolduracağıdır. Ases Ahmed, hakkında çeşitli söylentiler uydurulan birisi olduğu için o dönemde bilek ve yürek namına birtakım işlere merak salmış yeniyetme gençlik arasında da efsanedir. İşte bu gençlerden birisi de, ağabeyiyle birlikte çok küçük yaşlarda Kırım'dan kaçıp Konstantiniyye'ye yerleşmiş olan Yedikuleli Tatar Mansur'dur. Tatar Mansur'un düşündüğü tek şey İstanbul'u bu mahluklardan kurtaracak yiğidin kim olacağıdır. Ases Ahmed'in cenazesinin defnedilmesinin ardından mezarlığın çıkışında iki kişinin konuşmalarından, "Meydan şimdi yine Kara Şaban'a kaldı!" cümlesini duyar ve zorbazlığı öğrenmek için Kara Şaban'ın yanına gider. Kara Şaban, Yedikuleli Mansur, Panayot ve Ayı Osman Ağa bir yandan ecinnileri salanın kim olduğunu bulmaya çalışırken bir yandan Kara Şaban diğer zorbazlara karşı iktidar mücadelesi vermektedir. Biz de kitabın sonunda hem ecinnileri Konstantiniyye'ye salanın kim olduğunu öğreniyoruz hem de zorbazlar arasındaki iktidar mücadelesini kimin kazandığını.
Yazar, bu eserini Kayıp Dünya'da 28 Eylül 2011'de yayımlanan "Kanlı Pençe" adlı öyküsünün devam hikayesi olarak yazmayı planlarken kaynak hikayesindeki fantastik- korku unsurlarını korumakla birlikte hikaye bambaşka bir mahiyete bürünmüş, kurgu anlamında kabadayılara, mafyaya kaymıştır.
Yazarın hem seçtiği konuyu, hem de kullandığı dili özgün buldum. Bölümlerin başında olmayan kitaplardan bilgilendirici kısımlar eklemesi, karakterleri etnik kökenine uygun konuşturması bende yazarın konuya hakim olduğu izlenimini uyandırdı.
Fantastik unsurlar ve korku, zorbazların dövüş sahneleri de gerçekçi ve dozundaydı. Benim için güzel bir okuma deneyimi oldu.
Herkese keyifli okumalar.