Dünya tüm kötülüklerden kurtulsa, sadece iyiliğin olduğu, katliam, infaz, saldırı gibi ölüm haberlerini duymadığımız, işini dürüst yapan, yardımlaşmayı ve paylaşmayı seven insanların olduğu, çocukların özgürce oyunlar oynayabileceği bir yer olsa... Tüm bunlar ancak ütopik bir dünyada olabilir değil mi?
Babası Türk, annesi İtalyan olan Osiris, doğumunda ikizinin ölmesi üzerine Mısır kültürüne ilgisi olan annesi tarafından bu ismi alan Avrupa Bankalar Birliğinin internet güvenliğini sağlayan bir uzmandır.
Lili ise daha beş yaşındayken annesi Nell'i Londra'da gerçekleşen bir terör saldırısında kaybetmiş kendi ütopyasında yaşayan bir hackerdır.
Osiris sanata olan düşkünlüğü ve sanat eserlerinin insanlar üzerinde oluşturduğu aura dan yola çıkarak bir program geliştirir. Bu programa göre insan auraları deşifre olacak ve iyi olanla kötü olan ayırt edilebilecekti. Yalnız sadece iyi olanların yaşama hakkı olacaktı.
Yolları Lili ile kesişen Osiris hayal ettikleri kötülükten arınmış yeni dünya için hazırladıkları programı aktif hale getirmeye karar verir. Sanal ortamda izlerini kaybetme görevini de Lili üstlenir. Yolu kötülükten geçmiş ya da sabıkası olan pek çok insan bu program yüzünden yanarak siyah küle dönüşür. Dünya dehşete düşer ama bu olayların arkasında kimlerin ya da neyin olduğu bulunamaz.
İstedikleri ütopyaya kavuştuklarını düşünen iki aşığın unuttuğu bir gerçek vardır: İyiler her zaman iyi olarak kalmaz. Ütopya hayallerinin onlar için nasıl distopyaya dönüştüğünü merak ediyorsanız bu kitabı okumalısınız.
@soner_gedik
@dogan_kitap
Oktay Volkan Alkaya
#doğankitap #distopya #ütopya #neokumalı #kitaptavsiyesi
Kızıl AuraSoner Gedik · Doğan Kitap Yayınları · 033 okunma