İlk başlarken çok fazla Osmanlı dönemine ait çok kelimeler geçiyor. Bu da kitabı anlamakta ve ilerlemekte zorluk çıkarıyor. Ama belli bir sayfadan sonra tek tük yabancı kelimeler geçmeye başlıyor ve muhteşem bir hikaye sizi bekliyor!
İlk okurken tam kavrayamadığım ama sonrasında hayatımın felsefelerinden biri olan o sözle tanıştım
‘Düşlüyorum, öyleyse sen varsın!’
İlk başta bir descartese bir atıfta bulunuyor ve ironi yapıyor diye düşünmüştüm. İhsan Oktay anar mizahını da ortaya koyan yazarlardan birisidir. Fakat sonrasında yaşantımıza bir baktım ki gerçekten öyle ben seni düşlüyorsam varsın. Aslında anahtar niteliğinde bir cümle. Ben sevdim işte
Tabiki kitap bundan ibaret değil. Çok akıcı ve bir solukta biterebileceğiniz ara ara sizi düşündürecek felsefi atıflarla zengin bir kitap sizi bekliyor. Oku, pişman olma
Ah benim ihsan efendim anlat ablacım dinliyorum