Bitti.Daha önceki kitaplarındaki incelememde yazdığım gibi Nikos Kazancakis i her zaman ilgiyle okumuşumdur. Giritli oluşu, Girit Türklerini çok iyi tanıması, Kiliseyle, din adamlarıyla her zaman kavgalı olması Papazlar tarafından aforoz edilmesi hep ilgimi çekmiştir. Kitaplarını bir filozof ve felsefeci tarzında yazdığını düşünüyorum.
Nikos Kazancakis aslında yunanistana değil Osmanlıya ait bir yazar. Kitaplarını okumuşsanız yada okursanız bunu fark edeceksiniz. ( Bu sadece benim edindiğim fikirdir.)
Allah'ın Garibi ne gelirsek İlk gençliği zevk-sefa, eylence, macerayla geçen Francesco adlı bir genç adamın, yine böyle cümbüşlü bir gecede gaipten bir ses duymasıyla hidayete erip Tanrıyı aramak ve bulmak için yollara düşmesi ve bu yürüyüşünde onla beraber olan Leo Kardeşin macerasıdır. Romanda bizim Bektaşiliği , Mevleviliği andıran düşünceleri ,hatta Nesiminin bazı ilkelerini bile görüyorsunuz. Belkide Nikos Kazancakis e karşı papazların kudurma sebepleri içinde bunlarda vardı.
Nikos KazancakisAllah'ın Garibi deki edindiğim izlenim Tanrıyı Kilisede mabetlerde değil kalpte aranmasını, şeytanın her zaman insanın zihninde yaşadığını, Kalp kırmanın en büyük günah olduğunu anlatıyor.
Tanrıya ulaşmak konusunda iki farklı yol çizmiş ve seçimi okuyucuya bırakmış. ( Bu tamamen benim düşüncemdir. Ya Francesco gibi bütün dünya nimetlerinde elimizi çekeceğiz, nefsimize ve bedenimize eziyet edeceğiz böylece cennete gideceğiz, yada yine eski bir eşkiya olup sonra azizleşen Kurt Kaptan gibi Tanrının. bize verdiği bütün nimetlerden ve zevklerden sonuna kadar istifade edeceğiz. Hak edene neyi hak ediyorsa iyilikse iyilik, kötülükse kötülük onu vereceğiz öyle cennete gideceğiz.)
Güzel, anlamlı. düşündüren bir kitaptı, tavsiye ederim.
Ve yine benim için artık bir alışkanlık haline gelen. Romanı tek bir alıntıyla özetliyorum.
"Yeryüzünde nicedir Tanrı peşindesin, ama hiç bir zaman bulamadın onu Leo Kardeş, neden, yüreğinin içindeydi de ondan" Allah'ın GaribiNikos Kazancakis sayfa 286 İZ Yayınları