Evin en küçüğü Nesrin bizi karşılıyor ilk başta o beş kardeşin en küçüğü , o Ozan abisinin biricik Meleğiydi. Evde herşey düzen içindeydi ki bir gün babası işten eve erken gelmiş , annesi abisi hiç konuşmuyor, ablası onu oyalamak için bir bahaneler buluyor ama o birşeylerin ters gittiğinin farkında eve hiç geç kalmayan Ozan abisini evde göremiyor .
Annesi sabah onu komşusunun kızına emanet ediyor ki bir daha ailesini , sevdiklerini hiç görememek üzere İstanbul'a yol alıyor. Birşeylerin ters gittiğinin farkında ama ona kimse birşey demiyor . İşte bundan sonrası yıllar yıllar birbirini kovalasa da o teker teker sevdiklerini kaybedip Can Kırıklığı yaşıyor .
Sevdiklerinin ,tanıdıklarının,ona sahip çıkanların yok oluşu onu psikolojik bunalıma sokuyor . Onda olan bu değişimi ne sonuçlar doğuruyor bunu eseri okurken yer yer duygulanıp yer yer de bu kadar acı olmaz diyeceksiniz .
Tabi bu kısma kadar kurgusal ilerlerken son sayfalara yakın ters köşe bir kurgu da sizi bekliyor , işlerin bu denli değişeceğini hiç tahmin etmemiştim ki yine can kırıklığı ile başka boyuta geçiyor kurgu .
Yazarın akıcı üslubu ve olaylara geçişini başarılı buldum . Okurken bunu daha iyi anlayacaksınız.
Lakin kurgusal bir eser okusakta içerisinde verdiği önemli mesajlar vardı. Çocuk istismarı ve çocuktaki etkisini , aile bireylerinin ölümü ile doğan sonuçları , kadına şiddet ve kocası tarafından darp edilip , aklını psikolojisini yitirmesine değinmiş . Bir annenin çocuğunun ölümüne şahit olması da çok acı bir durum.
Gerçek hayatta bu manzaralara şahit oluyoruz , bu eserde bu konuda bir kez daha farkındalık oluşturacak naif eserlerden biri olabilir .
Keyifli okumalar dilerim .
Can Can KırığıEsra Ertekin