·544 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2016 00:00 7. ciltte dört oyuna yer verilmiş. İlki belki de Brecht'in eserleri arasında en tutulanlardan biri olan Arturo Ui'nin Yükselişi (ya da bizde daha sık bilinen adıyla Arturo Ui'nin Önlenebilir Yükselişi). Brecht 1935'lerde bir fikir olarak ilk kez gündemine aldığı oyunu bir "Gangster Oyunu" olarak nitelendirmiş ve 1941 yılında Finlandiya'da sürgündeyken yazmaya başlamış. Amerikan kültürünü ve özellikle sinemasını incelemiş olan Brecht, Al Capone ve benzeri gangsterlerin yaşamıyla Hitler'in yükselişi arasında gördüğü paralellikleri işleyerek oyunu yazar.Oyun Brecht'in geliştirdiği epik tiyatro tekniklerinin en başarılı şekilde uygulandığı örneklerden biridir, ama bir anlamda ironik olan, oyunun Brecht hayattayken sahnelenmemiş olmasıdır. (Oyunun iyi bir örneğini bir kaç yıl önce Londra'da izlemiştim, bakınız)Hayali gangster Arturo Ui'nin Cicero kentindeki karnabahar tröstüne koruma sunmak istemesi, bu iş olmayınca şehrin güvenilir adamı Doughsborough'yu oyuna getirerek bir yolsuzluğun tarafı haline getirmesi ve elindeki adamlarla yavaş yavaş şehri ele geçirmesi, Nazi Almanya'sının 1938 Avusturya işgaline kadar olan dönemindeki eylemleriyle paralellik kurularak mizahi bir dille anlatılır. Başta oyun Nazi Almanyası eleştirisinin 1938'e kadar olan dönemi anlatarak ve daha sonra işlenen insanlık suçlarını kapsamadığı gibi kullandığı mizahi dille faşizmi hafife aldığı gibi eleştirilerle karşılaşsa da 1959 yılındaki Berliner Ensemble yorumundan sonra oyunun faşizmin yükselişi ardındaki küçük ve sıradan görünen nedenleri vurgulayarak bir anlamda bunun yeniden olabileceğini vurgulamasıyla tiyatro tarihinde önemli bir yere oturduğunu söyleyebiliriz. Oyunu Almanca aslıyla karşılaştırma olanağım yok, ama Özdemir Nutku çevirisinin tiyatro dili olarak başarılı olduğunu düşünüyorum.Simone Machard'ın Düşleri, yazarın daha önce rastlamadığım bir oyunu. Fransa tarihinden alınmış Jan Dark ile Fransa'nın 1940 yılında Almanlar tarafından işgal edilmesinden sonraki olaylarla paralellik kuruyor. Daha geleneksel bir tarzda yazılmış oyun Brecht'in ölümünden sonra, 1957 yılında sergilenebilmiş.Schweyk, ünlü Çek yazar Jaroslav Haşek'in dilimize Aslan Asker Şvayk diye çevrilmiş savaş karşıtı mizahi romanından uyarlanmış bir eser. Brecht Schweyk'i 1. Dünya savaşından 2. Dünya savaşına taşımış ama mizahi tonu aynı tutmuş. Öncelikle bir müzikal olarak tasarlanan oyun yine Brecht'in ölümünden sonra, 1957 yılında sahnelenebilmiş.
Malfi Düşesi, Brecht'in 17. yüzyıl İngiliz yazarı John Webster'dan uyarladığı bir trajik oyun. Doğrusu bu oyunu okuduktan sonra Brecht külliyatındaki yerini ve neden yazıldığını anlayabildiğimi söyleyemeyeceğim. Dük Ferdinand'ın ikiz kızkardeşi Malfi Düşesi'ne duyduğu gizli aşk ve onun kocasının ölümünden sonra evlenmemesi için çevirdiği entrikalar, Düşesin gizlice kahyası Antonio ile evlenmesi ve ondan üç çocuk sahibi olması, Dük ile üçüncü kardeşleri Kardinalin intikam çabaları gibi bir olay örgüsü içeren eser tarz olarak da Elizabeth döneminin üslubunu kullanmış.
Belki bilmecenin çözümü oyunun yazılışıyla ilgili olabilir. Brecht bu uyarlama için ınce H.R Hays ile sonra da W.H. Auden ile işbirliği yapmış. 1946’da New York’ta prömiyeri yapılan oyunda Brecht’in yazdığı metin kullanılmamıştır. Her iki yazarla da anlaşmazlığa düşen Brecht sonunda oyunun afişlerinden ismini çıkartmış ve kendi külliyat yayınına bu oyunu almamıştır.
Bu ciltte 532 sayfada bu dört oyunla ilgili metinler, dipnotlar, yazılış ve sahneleniş notları ve eldeki değişik sahne varyantları verildiği için önemli bir kaynak metin olarak görülebilir.