Gönderi

10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 15:12
Aşkın en saf, en acı hikayesinin başkahramanı Martin Eden. Bir amacı olmalı insanın bu hayatta. Ey aşk! Sen insanlara neler neler yaptırırsın öyle. Aşkla çıkılan bir yolda, aşkla, hırsla, tutkuyla yapılan her şey. Öylesine bir azim, öylesine bir savaş ki bu, aşktan öte, aşktan ziyade. Kahramanımız en doğal haliyle tam olarak bizimle bir arada, bizden biri, Martin Eden. O bir deniz işçisi ve gemiden inip dünyalılar ile tanıştığında gördüğü kıza 'Ruth' ilk andan vurulur. Martin Eden, okumadığı için ömrünün çoğunu denizlerde, bir gemide işçi olarak geçiren bir genç. Tanıştığı ve aşık olduğu kız kültürlü, varlıklı bir aileden gelen üniversiteli biri. Martin ona ayak uydurabilmek için kendini bu yola, "okumaya" adar. Okudukça, okumayı sever, sevdikçe yazmayı dener. Öyle çok sever, öyle ait hisseder ki okumanın, yazmanın kendisi bir tutku, bir aşk olmuştur. O artık sevdiceği için değil, sevdiği için okur, yazar. Hayatın maddi manevi zorlukları, umutsuzluk ve insanların başta sevdiğinin ona inanmayıp bu yolu bırakıp daha güzel bir iş bul demesine rağmen her şeye inat yazar. Aç kalır, açıkta kalır, giyecek bir kıyafeti, yazılarını gönderebileceği parası kalmadığı halde vazgeçmez. Çünkü o Martin Eden, onun doğasında vazgeçmek, kaybetmek yok. Ama bir gün bu uğurda sevdikleri onu tek tek terkeder, sevdiği kadın dahi. İşte o zaman Martin bir kırılma noktası yaşar. Tüm yazdıkları amacını yitirmiş kendi de hayattan beklentisiz bir şekilde her şeyden tam da vazgeçtiği anda başarır. Bir Murphy kanunu der ki; "Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir." Bunun en güzel örneklerinden biridir Martin. Vazgeçtiği her şey fazlasıyla ona geri dönmüş ama bir anlamı kalmış mıdır Martin için, hiç sanmam. Çünkü insanların, sevgisine, samimiyetine inancını yitirmiş, hayattan bir beklentisi, isteği kalmamıştır. Ona göre Martin yine aynı Martin'di ama neden onu şimdi sevdiler ve kabul ettiler. Aşkı da buna dahi. Çünkü o artık ünlü ve zengindi. Sevdikleri Martin değil onun konumuydu, tıpkı Nasrettin Hoca'nın hikayesindeki 'ye kürküm ye' hesabı. Ahh Martin ne hüzünlü bir hikayen var öyle. Hikayenin sonunu anlatmadan bir yazarın sözüyle bitirmek istiyorum: Geç kaldık çok şeye ve ne kadar acıdır geç kalacağımızı bilmek çok şeye...
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
·
282 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
👏👏👏👏