Puan vermedi·76 syf.··
2024 22. kitabı
Harika bir kitap. Mahmut, Semih, Süleyman gibilere çok rastladım. Dertlerini anlayabiliyorum. Uzun uzun uzaktan izlediğimiz insanları iyi ve kötü diye tasnif ederken iki değil iki milyon kere düşünmek gerek. Hepsi bizden, hepsi biziz. Biraz daha söyleyeceklerim var ekleyeceğim üşenmezsem. 4 Temmuz düzenlemesi: Tuğrul'un Semih ve ekibine uzaktan tiksinerek bakması, direkt kötü diye nitelemesi üzerine düşündüm. Sırtı pek insanlar sınanacağı pek az şey yaşarlar. İyi veya kötü olmak için az şey yaşayan bu insanlar, kötülük diye nitelendirdikleri eylemleri yapmak zorunda olanlara anlayışta sıkıntı yaşayacaklardır. Bazen öyle durumlar vardır ki, işte öyle şeyler yaptırır insana. Sınanmadığımız hikayelere, anlatılara, dinletilere, seyretilere, eğretilere, uzaktan uzağa, anlamadan, çözümlemeden, yargılamaya girişivermemek lazım. Kitaptaki, İstanbul'un, dolayısıyla Türkiye'nin sosyolojisi hakkındaki bahislere de kulak vermek gerekirse mahallenin, komşuluğun bittiği apartman yaşamı anlayışı insanlığımızı, ruhumuzu mu öldürdü? Yani kuş satan üç çocuğa "ha demek ki paraya ihtiyaçları var, e delikanlılar haliyle söyleyemiyorlar, dilenmiyorlar etmiyorlar, garipler. Şimdi onları bozmak olmaz, kuş bahane" bakış açısından "bu kuşlar bizi cennete nasıl götürsün, hadi oradan"a gelmemiz ilginç bir değişim. Yalnızlaştırıldık. Sistematik bir şekilde, belki daha iyi sömürülmek için hepimizi tek tek sürüden ayırdılar. Yalnız koyunu kurt kapar diye düşünmedik. Hepimiz birey olduk. Kişisel geliştik, özsaygı, özsevgi, özx özy satın aldık, biz demedik ben dedik dedik de toplum olma niteliğimiz mi kaynadı araya? Amacımı kolektivizm çığırtkanlığı olarak anlamazsınız umarım ama günden güne artan birey de birey sözlerine karşı ufak bir garezim var. Tamam yine birey olalım çıkarlarımızı maksimize edelim de bana ısrar ettiğimiz bu matematik yanlışmış gibi geliyor. Söylenmeyen, gözle görülmeyen fakat işitene çokça şey söyleyen olaylara yaklaşırken, 0 ve 1 ile, mantık ile, kar maksimizasyonu ile yaklaşmamalı. Karşıdakinin ne istediğini anlamaya çalışmak lazım. Anlayış bizi güçlü kılar. Bir artı birin yirmi beş ettiği ilişkilere dostluklara kapıyı açan en önemli şey güçlü bir anlayış.
Edebiyat
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Adam Yayınları · 200118bin okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.