https://balkandays.blogspot.com
8/10
·360 syf.··
2024 5. kitabı
Kudüs için ne yapabilirim, diyenlerin muhakkak okuması gereken bir kitap… Semiha Karahan hocanın bu kıymetli eserine bir çok denemenin sonunda sevgili Hatice’nin hediyesi olarak kavuşmuş oldum. Bu güzel eseri iki farklı okuma grubuyla değerlendireceğiz nasipse. Lakin öncesinde kitaba henüz ulaşamayan ve okuyamayanlar için son bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu sayede okuduklarımı da öğrenmiş olacağım. Zira kitap okuması çok zevkli ve akıcı olmasının yanında, içerdiği yoğun bilgilerden dolayı tekrar etmeyi gerektiriyor. Kudüs’ü hakkıyla anlamak adına, üç kutsal dinin her biri için ne anlama geldiğini bilmenin gerektiğini, bu kitabı okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız. Hatta belki de neden daha önce okumadım, diyeceksiniz Kitabın Harry Potter ya da Agatha Christie romanları tadında olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim…Yazacağım her şey birebir ya da özet olarak kitaptan alıntıdır. Hadi başlayalım: Yahudi İlahiyatında Kudüs Yahudiliği oluşturan üç temel vardır ve Tevrat dinin merkezidir: 1. Vaat Edilmiş Topraklar İnancı 2. Seçilmişlik İnancı 3. Mesih İnancı Filistin’in Tanrı tarafından İsrail’e sonsuza kadar verildiğine inanırlar. Toprak eksenli bir din olarak diğer dinlerden farklıdır. Hz. İbrahim’in Tanrı tarafından seçilmesi ve bunun onun soyuna da verilmesiyle seçilmişlik doktrini doğmuştur. Ayrıca Hz. Davut soyundan bir kurtarıcı beklemeleri de zamanla Mesih inancı haline gelmiştir. Hatta Mesih’e inanmak imanın şartıdır. Musa şeriatının 613 hükmü vardır ve bunlar sadece bu topraklarda eksiksiz olarak yerine getirilebilir. Zaten bu şeriattan uzaklaştıkları zaman, Tanrı onları sürgünle cezalandırmıştır. 1. M.Ö. 586 Babil Sürgünü 2. M.S. 135 Büyük Diaspora Peki Eretz İsrail sınırları yani Büyük İsrail Projesi nedir: “Güneyde tüm Sina Yarımadası ile Kahire’nin kuzeyinden itibaren tüm Kuzey Mısır; doğuda tüm Ürdün ile Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümü, tüm Kuveyt ve Güney Fırat Havzası ile Irak’ın bir bölümü, kuzeyde tüm Lübnan ve Suriye ile Van Gölü’ne ve Kapadokya’ya kadarki Türkiye topraklarının orta ve güney bölümü; batıda ise Kıbrıs…” Kudüs Tanrının Evi’dir. Bet ha-Mikdaş yani Süleyman Mabedi, Kudüs’te Tapınak Tepesi/Moriah Dağı yani Mescid-i Aksa alanında yapılmıştır. Vaat Edilmiş topraklar 4 aşamadan oluşur: 1. Filistin 2. Kudüs: Emirleri uygulayacakları tek yer. 3. Kudüs’te Tapınak Tepesi (Mescid-i Aksa Alanı) 4. İçinde bulunan Kutsallar Kutsalı odası yani Kodeş ha-Kodaşim. Tanrı insanı tahtından bıraktığı taştan yaratmıştır. Adına Kuruluş Kayası diyorlar. Bu taş bugün Kubbetü’s-Sahra’da bulunan Muallak Kayası’dır. Tanrı tüm evreni bu şehri merkeze koyarak yaratmıştır. İlk insan Hz. Adem’den itibaren tüm insanlık Kudüs’ten alınan toprakla yaratılmıştır. Ayrıca gökyüzünde de yeryüzündeki Kudüs’ün bir yansıması bulunmaktadır. Kudüs, İsrailoğullarının kıblesi ve hac merkezidir. Kral Şelomo/Hz. Süleyman Bet ha-Mikdaş’ı yaptıktan sonra bu başlamıştır. Ayrıca kurban ibadeti sadece tapınakta yapılabilir. Bugün tapınak olmadığı için bu ibadet gerçekleşememektedir. Yıllardır bu yüzden nesillerden nesillere dualarını “Seneye Kudüs’te, yeniden inşa edilmiş Kudüs’te” diye tamamlarlar. Bunun yanında senenin üç günü Kudüs için yas orucu tutarlar. Yahudiler 135 yılından beri Kudüs’ü hatırlamak için: 1. Evlerinde bir duvarı boyamamış, 2. Havralarının zeminine taş döşememiş, 3. Sofralarına kırık bir tabak koymuş, 4. Evlendiklerinde cam bir bardak kırmışlardır. Kudüs her zaman hayatlarının bir parçası olmuştur… Bugün Kudüs’te Yahudilerin bulunması, Kudüs’ün onların olduğu anlamına gelmez. Zira 135’de başlayan sürgün cezası, Kral David’in soyundan olan Mesih’in gelmesiyle sonlanacaktır. Mesih geldiğinde tüm Yahudileri Kudüs’te toplayacak, 3. Bet ha-Mikdaş’ı inşa edecek ve dünyaya hâkim olacaktır. Bundan bir müddet sonra kıyamet kopacak ve hesap günü Kudüs’te yaşanacaktır. Sırat köprüsü Zeytindağı ile Tapınak Tepesi arasında kurulacak ve geçebilenler cennete gidecektir. İşte tam bu yüzden Yahudiler, Kudüs’te Zeytindağı’nda gömülmek isterler. Son olarak Kudüs’ten vazgeçmek demek, Tevrat’tan vazgeçmek demektir. Hıristiyan İlahiyatında Kudüs Bu bölüm sadece Hıristiyan ilahiyatındaki bilgileri içermektedir. Hıristiyanlıkta Filistin, Tanrı’nın İsrailoğullarına Avraam (Hz. İbrahim) ile ahitleşmesi itibariyle verdiği bir topraktır. Ancak bu ahit ve Musa şeriatı, İsa Mesih’in gelmesiyle sonlanmıştır. Yahudilerin Eretz İsrail üzerindeki mülkiyet hakkı da bitmiştir. Bir diğer önemli mesele olan seçilmişlik hakkı da Yahudilerden alınarak İsevilerle bağdaştırılmıştır. Hıristiyan inancına göre İsa Mesih’e iman eden herkes seçilmiş olur ve Tanrı’nın kutsal kilisesinin bir parçası haline gelir. Ayrıca İsa Mesih merkezli bir dindir, kitap merkezli değildir. Kudüs onlar için de evrenin merkezidir. Tanrı evreni yaratmaya Kudüs’ten başlamış, insanı da oranın toprağı ile yaratmıştır. Fakat Kudüs bunlardan ziyade, İsa Mesih’in vatanı olduğu ve hayatının önemli olaylarına şahitlik ettiği için kutsaldır. Kudüs İsa’nın bedeninin iz düşümüdür. Hıristiyanlar bu iz düşümünü takip etmek için 4. yüzyıldan itibaren Kudüs’te hacı olurlar. Kudüs hac merkezidir. Üstelik vaftiz ile ekmek ve şarap ayini gibi önemli sakramentlerin oluştuğu yerdir. Oğul İsa, içindeki insan cevheri ile kendisini insanoğlu için çarmıh üzerinde feda etmiş, onların kefaretlerini ödemiş ve tüm insanlara vaftiz olarak kurtulabilmelerinin yolunu açmıştır. İsa, bu yüzden bir Mesih’tir yani kurtarıcıdır. En önemlisi de bu kurtarıcı kendini Kudüs’te feda etmiştir. O, Kudüs’te tutuklanmış, işkence görmüş, çarmıha gerilmiş, ölmüş, dirilmiş ve semaya yükselerek Babası’nın sağ yanına oturmuştur. Kudüs, geleceğin Kutsal Krallığı’dır. Kudüs zamanın başlangıcı ve sonudur. İsa Mesih yeryüzüne ikinci defa indiğinde yine Kudüs’e gelecek, tüm Hıristiyanları kurtaracak ve İsevilere bin yıllık Tanrı’nın Krallığı’nı yaşatacaktır. Bin yıldan sonra ise kıyamet kopacak ve tüm insanlar Kudüs’te diriltilecektir. İsa Mesih Muallak Kayası’nın üzerinde “Rabbin Kürsüsü”nü kuracak ve tüm insanları burada yargılayıp hükmünü verecektir. Hıristiyanlıkta Kudüs demek, İsa Mesih demektir. Şimdi biraz da bu kısma detaylı bakalım. Kudüs, Hz. İsa’nın annesi Miriam’ın kendisini Tanrı’ya adadığı yerdir. Miriam nişanlıyken Kudüs’ten Nasıra’ya gitmiş, bakireyken bir mucize ile Kutsal Ruh onun rahmine İsa’yı ilka etmiştir. Meryem Beytlehem’de doğum yapmıştır. Tarihi veriler İsa Mesih’in M.Ö. 4-6 yılları arasında doğduğunu göstermektedir. Hıristiyanlara göre ise 25 Aralık gününün gecesi doğmuştur. (Noel) Bilindiği üzere İsa Mesih Yahudidir ve her Yahudi çocuğu gibi doğduktan sekiz gün sonra sünnet edilmiş ve Yeşua/İsa adıyla tasdik edilmiştir. 1. Her Yahudi ailesinin yaptığı gibi Miriam doğan çocuğuna kurban kesmek için kocası Yusuf ile 2. Bet ha-Mikdaş’a gitmiştir. Yani henüz kırk günlükken İsa Kudüs’e ilk ziyaretini yapmıştır. Bebeğin kurtarıcı olduğunu birkaç kişi anlamış, bunun üzerine Miriam ve kocası şaşkınlıkla Celile’ye geri dönmüştür. 2. 12 yaşında Kudüs’e tekrar gelmiştir. İncillerden bunun Pesah bayramında olduğu anlaşılmaktadır. Mabede gitmiş ve hahamlarla müzakerelere başlamıştır. 3. Sonra birden İsa’nın 30 yaşına ve vaftiz oluşuna geçilir. Şeria Irmağında Yohanan/Hz. Yahya tarafından vaftiz edilmiş ve tebliğe başlamıştır. Zamanla İsa’ya inananların sayısı artmaya başlamıştır. Yanına 12 tane öğrenci seçer. Havarilerin hepsi Yahudi’dir. Zeytindağı İsa Mesih’in en önemli vaazını yaptığı ve Hıristiyan ahlakının temellerinin atıldığı yerdir. Bir keresinde doğruca hahamlar tarafından ticarethaneye çevrilmiş mabede giderek Tanrı’nın evinden alıcı ve satıcıları kovmuştur. İsa’yı başından beri istemeyen hahamlar için bu bardağı taşıran son damla olur. Çünkü zenginlikleri tehlikeye girer. İsa Mesih son Kudüs ziyaretini Pesah bayramında yapmış ve havarilerine sonun yaklaştığını ve yakında aralarından ayrılacağını haber verir. Bu yemek Hıristiyan teolojisine “Ekmek-Şarap Ayini” olarak geçmiştir. Bu yemeğin yendiği ev, bugün Siyon Tepesinde Hz. Davud’un türbesinin de bulunduğu yapının üst katındadır. O sabah İsa Romalı askerler tarafından tutuklanır. Roma’nın Kudüs Valisi Pontius Pilatus’a çıkarılır. Platus, İsa’yı idam etmek için yeterli bir gerekçe olmadığını söylese de Yahudi din adamlarının baskıları sonucunda vali ikna olur. Golgota/Kafatası Tepesi’nde idam edilerek çarmıha gerilecektir. İsa’nın sırtında çarmıh, ölüm yerine kadar yürüdüğü yol bugün Hıristiyanların hac yoludur. (Çile Yolu) Kudüs’ün Müslüman mahallesinde başlar ve Hıristiyan Mahallesindeki Golgota Tepesi’nde Helena tarafından inşa ettirilen Yeniden Diriliş Kilisesi/Kutsal Kabir Kilisesi’nde sonlanır. Bu tarih genel kabule göre 7 Nisan 30’dur. İsa Mesih’e iman eden ve vaftiz olan herkes, İsa’nın tüm insanlık için ödediği bu kefaretten yararlanabilecektir. Bu olayın ardından bir öğrencisi Yahudi geleneğine göre İsa’yı kefenleyerek, Golgota Tepesi’nde bir mağaraya yerleştirir ve mağaranın ağzını büyük bir kaya ile kapatır. İki gün sonra Pazar günü mağaraya gelen kadınlar mezarın açıldığını ve İsa’nın yerinde olmadığını görürler. Yukarı baktıklarında bir melek İsa’nın dirildiğini ve havarilerini Celile’ye çağırdığını söyler. İsa’nın diriliş günü anısına bugün Paskalya Bayramı kutlanmaktadır. Havarilerine görünen İsa onlara Kudüs’ten ayrılmamalarını söyler. Dirilişinden 40 sonra İsa mesajının sadece Yahudiler için değil tüm insanlık için olduğunu bildirir. Ardından Kudüs’ten semaya yükselerek, Babası’nın sağ tarafına oturmuştur. Kudüs’ü yukardan izlemekte ve geleceği günü beklemektedir. Devamında havarileri tüm dünyaya dağılarak mesajını ulaştırmaya başlamıştır. Kudüs’ten vazgeçmek demek, İsa Mesih’ten vazgeçmek demektir. İslam İlahiyatında Kudüs Hz.Peygamber SAV'den sonra Müslümanların ilk kıblesi ve üçüncü kutsal mescididir. Beytülmakdis, Kutsal Evdir. “Yolculuk ancak şu üç mescitten birine olur. Benim şu mescidime, Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Aksa’ya.” (Müslim) “Ben, Ya Rasulallah. Beytülmakdis hakkında bize fetva ver, dedim. Orası mahşer (kıyamet günü) yeridir. Oraya varıp içinde namaz kılınız. Çünkü onda kılınan bir namaz, başka yerde kılınan bin namaz gibidir, buyurdu. Ben, eğer oraya kadar yolculuk etmeye gücüm yetmezse ne yapacağım, diye sordum. Sen ona zeytinyağını hediye edersin, aydınlatılmasında kullanılır. Kim bunu yaparsa, oraya varmış gibi olur, buyurdu.” (Ebu Davud) Kıyamet koptuktan sonra insanların dirileceği, toplanacağı ve hesap gününün yaşanacağı yer Kudüs’tür. Kudüs, İslamiyet’te de zamanın sonu demektir. Mescid-i Haram hidayet, Mescid-i Nebevi rahmet ve Beytülmakdis ise bereket kapısıdır. Mesela Hasan Basri (642-728) bu bereketi şöyle açıklar: “Kudüs’te her kim ki bir dirhem sadaka verir, cehennem ateşinden kurtulur, her kim ki bir ekmek verir o kişi yeryüzünün dağları ağırlığınca altın vermiş gibidir.” “Süleyman Beytü'l Makdis'i inşaa ettikten sonra Allah'tan üç dilekte bulundu: -Allah'ın hükmüne uygun hüküm verebilmek (adil olabilmek), -Kendisinden sonra hiçbir hükümdarın ulaşamayacağı kadar mülk sahibi olmak, -Mescid-i Aksa'ya ihlasla namaz kılmak için gelenin tüm günahlarının anadan doğmuş gibi affolunması” Hz. Muhammed (SAV) Hz. Süleyman’ın bu son duasının kabulünü niyaz etmiştir. Kudüs Efendimiz SAV’in isra ve miraç olaylarından önce de kutsal bir şehirdi. Kur’an’da zikredilen birçok peygamberin yuvası, kıblesi ve kutsal mescidi idi. Bunun en güçlü delili de Müslümanların ilk kıblesi olmasıdır. Ebu Zer (ra) şöyle dedi: “Ya Rasûlallah! Yeryüzünde ilk kurulan mescit hangisidir?” dedim. “Mescid-i Haram’dır” buyurdu. “Sonra hangisidir?” diye sordum. O, “Mescid-i Aksa’dır” buyurdu. “Bunların arasında ne kadar zaman vardır?” dedim. “Kırk yıl vardır” buyurdu. (Müslim, Mesacid, 2 ) İslam alimlerine göre Kudüs’teki mescidi ilk defa yapan kişi, Kabe’yi de inşa eden Hz. Adem’dir. Hz. Adem’den sonra birçok kez hasar görmüş ve yeniden yapılmıştır. Mescidin temelleri üzerine Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve Hz. Süleyman Beytülmakdis’i yeniden inşa etmiştir. İslam teolojisinde Filistin’in tamamının kutsal bir belde olduğunu söylemek mümkündür. İsra ve Miraç olayının en iyi vurgulandığı süre ise İsra süresidir. “Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.” (İsra Süresi, 1) Bu hadise Allah’ın Müslümanlara verdiği önemli bir mesajdır. Öyle ki, Hz. Muhammed SAV Sasanilerin egemenliğindeki Kudüs’e yaptığı mucizevi yolculuk ve buradan semaya yükselmesi (621/27 Recep) Beytülmakdis’in Harem özelliğine ve Müslümanlara ait olduğuna dikkat çekmek içindir. Ayrıca Hz. Muhammed’in Sav bu mübarek beldede İslam’ın her zaman var olacağını belirtmesi Müslümanlar açısından rahatlatıcıdır. Keza O, Kudüs’te kıyamete kadar mutlaka bir Müslüman topluluğun yaşayacağını müjdelemiştir. Ayrıca başka bir hadiste, küfrün asla egemen olamayacağını, her daim tevhid inancının yaşayacağını ve bunun için mücadele edenlerin de bir gün mutlaka kazanacağını bildirmiştir. Kıyamet alameti deccalin giremeyeceği dört mekândan biridir: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Turi Sina ve Beytülmakdis. Kudüs’te her daim peygamberler bulunmuştur: Hz. Âdem, Hz. İbrahim: Allah dostuna Arzı Mevud’u hediye etmiş lakin onun ardından mukaddes beldenin sadece salih kullara miras bırakılacağını buyurmuştur. Beytülmakdis’i Hz. Adem’den kalan temeller üzerinden oğlu Hz. İshak ile yeniden inşa etmiştir. Hz. İsmail ile de aynı şekilde Kabe’yi temelleri üzerinde yeniden inşa etmiştir. Hz. Yakup (İsrailoğlu - Allah’ın kulu) da vardır Kudüs’te. Filistin’de doğmuştur. Hz. Musa ise Arzı Mevud’un ve Kudüs’ün değerini oraya giremediği için ağlayarak öğretmiştir bizlere. Küçük bir taşla dev Calut’u yenen Hz. Davut vardır Kudüs’te. Siyon tepesinde metfundur. İlim ve servet sahibi Hz. Süleyman’da vardır. Seçilmiş olan İmran ailesi de vardır Kudüs’te. Hz. Zekeriya, Hz. Meryem ve Hz. Yahya’nın ana vatanıdır. Beytülmakdis’te edilmiş duanın karşılığı olan Hz. Yahya da vardır. Allah’tan bir kelam olan Hz. İsa da vardır. Tevrat’taki bazı hükümleri nesheden, zorlaştırmaya değil, kolaylaştırmaya gelen Hz. İsa, kendinden sonra gelecek olan Hz. Ahmed’i müjdelemiştir. Hz. İsa ne çarmıha gerilmiş ne de Yahudiler tarafından öldürülmüştür. Kudüs’ten, Zeytindağı’ndan semaya refedilerek Allah’a kavuşmuştur. “Ben, atam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annem Amine’nin rüyasıyım”, diyen Hz. Muhammed Sav vardır Kudüs’te. Bir de Hz. Ömer vardır. Kudüs’ü fetheden Ömer… Kudüs, tek bir Hakikat olduğunu, O’ndan başka ilah olmadığını insana gösteren, Allah’ın kutsal evi, Allah’ın bereket ve tevbe kapısı ve Allah’ın vahiy toprağıdır. Kudüs, bir hakikat şehridir... Bu harika anlatımından dolayı Semiha hocamıza tekrar çok teşekkür ederken, tüm bilgilerin kitabından birebir alındığını yinelemek isterim. Aslında Kudüs’te olanlar hiç de yeni değilmiş ve aslında Kudüs için yapılacak ne de çok şey varmış…
Tarih
Bir Hakikat Şehri KudüsSemiha Karahan · İnsan Yayınları · 202112 okunma
·
517 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.