"İsa'nın üçüncü asrında büyük kuraklık oldu. Çin duvarlarından bütün Asya'ya kadar bütün topraklar çatladı. Yağmursuzluktan yeryüzü parça parça oldu. Kavimler, sürülerine yeni topraklar bulmak için yerlerinden kalktılar. İçlerinde, Osmanlı Türkleri de vardı. Bu Türklerin reisi Süleyman Şah'ın bayrağında bir bozkurt kafasının resmi görülürdü. Osmanlı Türkleri ilkel ve vahşi, hayvan gibi kuvvetliydiler. Yassı Moğol suratlarında ince çekik gözleri vardı. "Yaban bozkırlarda, Orta Asya'nın korkunç yaylalarında avladıkları boz renkli kurtlar kadar sert ve amansızdılar. Buna rağmen göçebe hayatın tehlikeleri onları disipline sokmuş, beylerine mutlak surette bağlı kılmıştı. Asırlardan beri at kılından yapılmış kara çadırlarını, Gobi Çölü'nün kenarlarında Sungarya ovalarına kurmuşlardı. Su ve un kıtlığının etkisi altında Süleyman Şah kavim halkının başına geçti. Batı'ya doğru göçe mecbur oldu. Anadolu'ya geldi. Son asır tarihine girdi."
Mr. Armstrong ilk Türkleri Osmanlı Türkleri sanıyor, binlerce ve binlerce senelik eski Türk tarihi içinde belli ve nispeten kısa bir devre olan Osmanlı tarihinin bütün Türk tarihi olmadığını ya cehaletinden bilmiyor yahut inkâr edecek kadar kindarlık gösteriyor. Türk ırkının asaletini ve medeniyetini inkâr ederek atalarımızı "ilkel ve vahşi" diye nitelendirmedeki kabalık, eserinin asıl konusunu yalan ve iftira içinde nasıl çarpıtacağına ilk işarettir.