armstrongun kitabındaki Mustafa Kemal ve ailesi hakkındaki yanlışları
Mr. Armstrong'un "Bozkurt" kitabına göz gezdirmeye devam edelim:
Eserin 17. sayfasında yazar, Mustafa Kemal'in ailesini, çocukluğunu anlatıyor: Babası fakir, önemsiz, hiç kişiliği olmayan bir adammış.
"Çocukluğunda Sırp sınırındaki Arnavutluk dağlarından gelerek Selanik'te Düyun-u Umumiye'de memurluk yapıyordu. Maaşı azdı, gecikmeyle alabiliyordu. Boş zamanlarında ticaret yapıyordu. Fakir bir mahallede, küçük bir evde yaşıyorlardı. Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde de Güney Arnavutluk'tan gelmiş köylü bir kadındır.
"Mustafa Kemal'in babası ölünce annesi 'Latasan'da erkek kardeşinin yanına sığınmış, genç Mustafa, orada hayvanlara bakmakla, ahırları temizlemekle görevlendirilmiş. Bu köy hayatını sever görünüyormuş. Yaşı ilerledikçe içine kapalı, çekingen, hür ve bağımsız huylu olmaya başladı.
"Mustafa Kemal 11 yaşına gelince annesi onu okula götürmek için kız kardeşinden para yardımı istedi ve Mustafa Kemal okula girmek için tek başına Selanik'e gitti.
"Mustafa Kemal çocukluğunda inatçı, kavgacıydı. Bir gün okulda döğüş etti. Hocasına karşı geldi. Okuldan kaçtı, bir daha gitmedi.
"Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım daha sonraları kör olmuştur."
Kitabın 17, 18, 19. sayfalarını kaplayan bu iddiaların ne kadar yalan olduğunu birer birer anlatalım:
Bir kere Mustafa Kemal'in babası bir askeri kumandanın "officiere superieuere"ün oğlu olan Ali Rıza'ydı. İlk gençlik hayatında o zamanki Yunan sınırına yakın sahilde Gümrük Müdürü'ydü. Ondan sonra memuriyetini terk ederek kereste ticareti yapmıştır. Kendisinin ormanları vardı ve Selanik'te
birçok kereste mağazasına sahipti. Mr. Armstrong'un dediği gibi Sırp sınırı ve Arnavut dağlarıyla hiçbir ilgisi yoktu ve olmamıştır. Zekâsıyla, girişimciliğiyle, akıllılığı, azim ve cesaretiyle Selanik'te ünlüydü. Kendisiyle arkadaşlık etmiş ve buna tanık olmuş, henüz hayatta adamlar vardır. "Bugün Büyük Millet Meclisi üyelerinden Aydın Milletvekili Tahsin Bey" gibi. Bu kişi Ali Rıza'ınn avukatıydı. Mustafa Kemal'in anası Zübeyde ise, Selanikli, Selanik yakınında Langaza denilen yerde çiftlik sahibi zengin bir ailenin kızıydı.
Mustafa Kemal'in doğduğu ev, yazarın iddiasının aksine Selanik'in en şerefli yerinde, büyük bahçeli, Sanayi Mektebi'nin karşısında ve Selanik'in en geniş caddesinin üzerindeydi (Islahhane Caddesi). Bu evi Ali Rıza Bey yaptırmıştı. Bundan başka dördü bu ev civarında ve biri de Ahmetsubaşı denilen mahallede olmak üzere daha beş tane evleri vardı.
Bu evde bugün Hellen bir aile oturuyor. Evin korunması için bu aile Gazi'den yardım istemiştir. Ali Rıza, zenginliğinden dolayı bir defa Yunan eşkıyası tarafından dağa kaldırılmış ve fidye karşılığında kurtulmuştur.
Bir defa da Selanik'te Evranoszadelerden Mehmet Paşa (ki Selanik'in en büyük eşrafındandır) dağa kaldırıldığı zaman Ali Rıza'nın cesaretine müracaat edilmiş ve o da bizzat asker ve jandarmanın başına geçerek Mehmet Paşa'yı kurtarmıştır.
Mustafa Kemâl Hazretleri tıpkı babasına benzemektedir.
Aynı ana ve babadan Naciye adlı bir kız kardeşi vardır; sonra ölmüştür.
Mustafa Kemal'in anası Zübeyde, İngiliz yazarın dediği gibi köylü değildi. Selanik'in eski ailelerinden birine mensuptu. Güney Arnavutluk'la hiçbir ilgisi yoktu. Bütün Selanik'te asaletiyle, erdemiyle, özellikle zekâ ve akıllılığı ile ünlü bir kadındı. Zübeyde hiçbir zaman kör olmamıştır ve İzmir'de dünyaya veda ederken gözünü kapadığı ana kadar asla kör değildi. Bu derece yalan yazmaktan amaç nedir?
Ali Rıza'nın ölümünden sonra Zübeyde henüz hayatta olan anası ve kardeşi ile bir süre birlikte yaşadı. Fakat bu, yazarın dediği gibi parasızlıktan değildi. Henüz çok genç olduğu içindi ve çocuğu Mustafa Kemal'i uygun bir yaşa yetiştirinceye kadar başka bir adamla evlenmemeye karar verdiği içindi.
Ali Rıza öldükten sonra yalnız zevcesi Zübeyde'ye değil, doğrudan doğruya Mustafa Kemal'in şahsına ve kız kardeşlerine yeterince servet bırakmıştı.
Bu devirde Mustafa Kemal bir süre çiftlik hayatı yaşadı ve çiftliğin bağ, bahçe ve tarlalarında dolaştı. Fakat bu oyalanma sırf eğlenmek içindi ve yanında daima hizmetçileri olarak.
Yazarın yazdığı gibi Zübeyde'nin kız kardeşleri yoktu ve anasının ve erkek kardeşinin yanında yaşadığı zaman da kendisinin ve çocuklarının masrafını kendi görürdü.
Mustafa Kemal okula girmek için Selanik'e yalnız değil, büyük anası, anası ve iki kız kardeşiyle döndü ve aslında çiftlik Selanik'e atla iki saat uzaklıktaydı. Oraya, sürekli kalmak için değil, mevsim dolayısıyla gidilip gelinmiştir.
Selanik'in en modern ve en mükemmel okulu olan Şemsi Efendi okulunda ilköğrenimini bitirmiş bulunan Mustafa Kemal, kısa bir zaman çiftlik hayatı geçirdikten sonra, Selanik'e, daha yüksek öğrenime devam etmek üzere önce sivil ortaokula girmiş, gerçekten orada bir öğretmenin davranışından etkilenerek orayı terk etmişlerdir.
Ondan sonra askerliğe özendiği için annesinin onayını almadan sınavla askeri rüştiyeye girdi.
Bütün bu olaylar yazarın, Mustafa Kemal'in hayatını ciddi surette incelemediği ve kitabını şuradan buradan işitme yalan yanlış bilgilerle doldurduğunu gösteriyor.