Gönderi

Puan vermedi·637 syf.··
Beğendi
·
2024 102. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2024 00:00
Galiba Tolstoy'u Dostoyevski'den daha çok seviyorum. Belki Dostoyevski daha büyük bir yazardır, insan psikolojisini derinden bilir, gizemlidir, ("Budala" kitabında Rogojin eserde bir çok yerlerde gizlice, tren istasyonunda, evinde, parkta, otelde Mışkin'i nedensizce izler, hiçbir şey söylemeden gece, Ippolitin yatağının başucuna gelir, 30 dk kadar, yüzüne bakar, sonra sessizce çıkar gider, bir bakımdan ürperticidir de) ama Tolstoy hayatı, yaşadıklarımızı kaleme alır, bunu derinlemesine işler, insan problemlerini gizem katmadan, zorluğunu detaylıca göstererek, karakterlerin cildinde çözmeye çalışır. Bazen çözemez de, ama üzerinde düşünür, acıdır bu süreç, okuru da etkiler. Bazen sonucunda, hayatınızla ilgili, belki uzun bir süre sonra yaşayacağınız, belki de hiç yaşamayacağınız, değerli aydınlanmalar, sonuçlar olur(Bunu "Anna Karenina" kitabında, hayatta nasıl mutlu olunur sorusunun çoklu cevaplarından birini(kendimce) bulurken(aynı zamanda Voltaire'nin "Candide" kitabında anlattığı "dünyaların en iyisi" felsefesidir.) ve "Savaş ve Barış" kitabında Maria karakterinin iç dünyasını anlatırken(üzgünüm ama bunun ne olduğunu söylemeyeceğim) fark ettim.) Yazar doğru etiği öğretir, insanın içinde, yaptığım şey doğru, ve ya yanlış diye bilmesini sağlar. İlber Ortaylı da Tolstoy ve Dostoyevski için: "Bu insanlar vicdan öğretir" demiş. Ne kadar da doğru! Kitapta en sevdiğim şeylerden biri, içinde çok insan olması ve Tolstoy'un dehasıyla, güzel anlatımıyla, onların renkli, karmaşık karakterlerini öğrenmek oldu. Ana karakterler ilk olarak Nehlüdov, sonra ise Katyuşadır. Nehlüdov, Katyuşaya karşı büyük bir hata yapar. Sonradan bilincine varır. Öylesine bir varırkı, kitabın sonunda Katyuşayı Nehlüdov'u bu seviyeye çıkaracak bir araç olarak görürüz. Çok cahille karşılacaksınız. Benim cahilden kastım, tahsilsiz köylüler değil, önemli devlet mevkilerinde olsalar da, kendi yaptıkları görevleri sorgulamadan ve görevlerinin neden olduğu kötü sonuçları düşünmeden, yaptıkları işi gerekli gören ve uyandırılamayan kimselerdir. Nehlüdov(baş karakter) bunlarla mücadele eder. En azından etmeye çalışır. Bu süre boyuncada değişik ruh hallerine girer. Bu kısmı paylaşmak isterim; Hapishanede, Nehlüdov'un tanıdığı ve sevdiği siyasi hükümlülerden biri, hapishanenin kötü koşulları yüzünden ölür. Kitabın sonlarında Nehlüdov, onu hapishanenin morgunda görür, garip bir ruh haline girer ve kendi kendine düşünür: "Neden acı çekti? Neden yaşadı? Bunu şu anda(gitmiş olduğu yerde) anlamış mıdır?" Tolstoy gençliğinde, şüpheci ve agnostik olsa da, hayatının sonlarında bir kriz yaşamıştır ve Tanrı'ya inanmıştır. Kitabın sonunda da Nehlüdov, kitapta da belirtilen, bilmediğimiz, belirsiz sorulara Tanrı'nın kitabında cevap bulmuştur. Okudum, biraz daha aydınlandım. Kesinlikle okumaya değer.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.