armstrong komutanların yerlerini ve bulundukları yerlerde kaldıkları süreleri çarpıtıyor (H. C. Armstrong) Memlekette her şeyin nasıl dağılmış bir halde olduğunu, orduları Gazi'nin karmakarışık ve perişan bulduğunu yazarken diyor ki: "Yalnız Doğu'da Kâzım Karabekir'in kumandası altında bulunan Diyarbakır kolordusu mevcuttu" (s. 130). Yine aynı sayfalarda İzmir karşısındaki çeteleri Bahriye Nazırlığı'ndan istifa etmiş olan Rauf Bey'in organize ettiğini yazıyor (s. 130-132). Halbuki Kâzım Karabekir Paşa Diyarbakır'da değil Erzurum'da Kolordu kumandanıydı. Diyarbakır'da kumandan başkasıydı. Çetelere gelince: Rauf Bey, bugün İzmit Milletvekili olan Süreyya Bey'in de dahil bulunduğu bazı arkadaşlarla İzmir karşısındaki cephede Fırka kumandanı olan Bekir Sami Bey'in yanına gitmiştir. O gece, o noktada olan bir bozgunluk üzerine bir geceden fazla kalmayıp Eskişehir üzerinden Ankara'da bulunan Fuat Paşa'nın yanına gelmişlerdir. Rauf Bey, kitapta denildiği gibi, hiçbir zaman hiçbir tür teşkilatla uğraşmış adam değildir. Rauf Bey Ankara'dan Fuat Paşa aracılığıyla Amasya'da bulunan Mustafa Kemal'e şifre olarak dahi ismini bildirmekten korkmuş, imalı bazı sözlerle oraya geldiğini anlatmaya çalışmıştır. Bunu anlayan Mustafa Kemal, Fuat Paşa'ya, Rauf Bey'i de alarak birlikte Amasya'ya yanına gelmesini emretmiştir. Rauf'un Mustafa Kemal Paşa'ya katılışı böyle olmuştur. Mustafa Kemal, gerek bunları gerek zaten emrinde bulunan Refet Paşa'yı Amasya'ya görüşmeden çok emir vermek için çağırmıştır. Arif'in orada bulunduğu ve not aldığı da doğru değildir ve bu daha önce açıklığa kavuşturulmuştu. Gazi'nin o zamanlar dikte ettiği şeyleri yazanlar Kâzım Paşa (İzmir Valisi) ile Erkân-ı Harbiyesi'ne memur, bugün Tahran Büyükelçisi olan Hüsrev Bey'di.
Sayfa 60·Kitabı okudu
·
128 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.