Gönderi

7/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2024 75. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2024 22:10
Merhaba arkadaşlar. İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğim devam ediyor. Yeniden bayramımız, şimdiden kutlu, mutlu, huzurlu, kazasız belasız geçsin diyerek tekrar bayramlaşmayı da ihmal etmeyelim. Şimdi Freud okuma serimize devam edelim: 50 sayfadan ve karşılıklı birer mektuptan oluşan bu eseri de geride bıraktık. Dora sonrası biraz zihin dinlendirme gibi olduğunu söylemek isterdim ancak ne yazık ki durum böyle değil. Bunun yanında şunu da söyleyebilirim ki bu insanlar ve bunların dertlerini gördüğüm zaman bazı dertlerimi sorgular hale gelsem de yine de herkesin derdinin, hepimizin derdinin kendimize göre büyük ve önemli olduğunu düşünüyorum. Şu ise hepimizin malumudur ve ne yazık ki: İnsanlarımızın iç ve dış savaşları insanlık son bulana kadar ne yazık ki son bulmayacak. Savaş her ne kadar acı, yıkıcı ve olumsuz olsa da savaştan etkilenenleri ve savaşın etkilediklerini göz önüne aldığımızda olumlu olan tek bir tarafı dahi bulunmasa da bu düzenin bu şekilde işleyeceği bellidir. Durmuyor, durulmuyor, durdurulamıyoruz, doymuyoruz. Tüm insanlık için bunu söyleyebilirim. Ne yazık ki yetinmek veya eldekilerle mutlu olmak gibi kavramların önemi kalmadığı için çıkar ilişkileri bazen tartışmalara, bazen de savaşlara kadar uzanıyor ne yazık ki. İnsanın şiddete düşkünlüğünün kaynağını mı sorarsınız, savaşın psikolojisini mi sorarsınız, sorulacak soru çok ancak gözlemlediğim kadarıyla ne söylesek de bir anlamı yok. En azından şimdilik bir anlamı yok. Fosilleşmiş siyasileri (aklınıza gelen içi geçmişlerin tamamı diyebiliriz) eline baston almadan yürüyemeyen, kolundan tutan olmadan önünü görüp gidemeyen tüm fosilleri siyasetten dünya olarak uzaklaştırıp yerine savaş karşıtı ve saçma sapan sözlerle değil gerçek barış yanlısı yani savaşın acılarını bilen insanları getirmediğimiz müddetçe bu kan durmayacaktır. Şahsi görüşüm. Üstelik bu kan her zaman dünyanın doğusunda akacak, batısı ise bu kanı akıtmayı devam edecek ve yalandan özgürlük şarkıları söyleyecektir. Ne zaman bu durum değişir bilinmez ama doğunun çocukları öldükçe ve öldürüldükçe, kalanlar büyüyüp intikam aldığında terörist yakıştırması yemeye devam ettikçe bu kan asla durmayacaktır. Gördüğüm, gözlemlediğim ve anladığım budur. Maalesef insanlar doymuyor, kana olan açlıkları dinmiyor. Tabi burada iki yazara katılamadığım noktalar da mevcut. Biri en seçkinlerin olduğu sistemi savunuyor gibi. Bu doğru değil bana göre. Çünkü neye göre seçeceğiz bunları. Yani mesele dinse gerçek anlamda bir hoca seçmemiz gerekir, eğitimse kaliteli bir öğretmen seçmemiz gerekir, sağlıksa çok iyi bir doktor bulmak gerekir. Hepsine tamam. Ancak neye göre en seçkini seçeceğiz? Hele ki günümüzde pek çok insan sosyal medya etkisiyle kendisinin çok özel ve seçilmiş insan olduğunu düşünürken. Ancak alanının en seçkin iki insanına net olarak katıldığım bir nokta var ki, bunu da eklemem gerek: İnsanlar amaçlarına ulaşmak için her şeyi yapıyorlar. Ya seyirci kalmayı tercih edeceğiz (sıra bize de gelene kadar) ya da mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Açık konuşmak gerekirse dünyanın ve içinde yaşayan insanların kötülüğüne karşı mücadele edecek eski gücüm kalmadı artık. Gerçek anlamda kötüler galibiyetini ilan etmiş gibi görünüyor. Umarım ki bu durum düzelir. Yoksa gerçek anlamda kötülüğün dünyayı ele geçirdiğine inanacağım. Hani bu savaşların bir de genel olarak din üzerinden gerçekleştiğini savunanlar ve İslamiyet'i kötüleyenler var. Onlara da biraz değinmek istiyorum. Müslümanlar kötü olabilir ancak İslam öyle bir şey değildir. Ben hak dinlerin hiçbirinin kötü olduğunu düşünmediğim gibi kötülüğün insanların doyumsuzluğundan kaynaklandığına inanıyorum. Hatta bunu Tevrat'tan alıntı yaparak eklemek istiyorum: Yoksulun tek kuzusu var, onunla mutlu; zenginin ise sürüleri var ama gözü yoksulun dişi kuzusunda... Daha önce Freud üzerine okumalarımız ve içerikleri ise şu şekilde sıraladık: #48588798 #50479031 #130474097 #130483820 #130492786 #130515712 #130541889 #130564507 #130600939 #130612649 #130621592 #130657839 #130668944 #130711672 #130728393 #130756249 #130765374 #130801050 #130825634 #130853588 #130860907 #130907561 #130930727 #130937827 #130944707 #130952317 #130976567 #130986598 #130996539 #243310187 #243480604 İçerikler ise: Amatör Psikanalizi Kitle Psikolojisi - Toplum Psikolojisi Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü Bilinçsiz - Olan Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi: Kurt Adam Vakası Bir Genç Kızın Günlüğü Bir Yanılsamanın Geleceği (Uygarlıklar ve Hoşnutsuzluklar - Uygarlığın Huzursuzluğu) Cinsel Yasaklar ve Normaldışı Davranışlar Cinsiyet Üzerine (Cinsellik Üzerine) Cinsiyet ve Psikanaliz Çocukta Fobinin Analizi: Küçük Hans Vakası Davranış Bozuklukları ve Tedavisi Dinin Kökenleri Dora - Bir Histeri Vakasının Analizinden Parçalar Endişe Einstein’a Mektup Espri Sanatı Espriler ve Bilinçdışı ile İlişkileri Freud - Jung Mektuplaşmaları Freud’un Mektupları Günlük Yaşamın Psikopatolojisi Haz İlkesinin Ötesinde: Ben ve ID Histeri Üzerine Çalışmalar Kokain Metapsikoloji: Haz İlkesinin Ötesinde - Ego ve ID ve Diğer Çalışmaları Mutluluk Dediğimiz Şey - Aforizmalar Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası Otobiyografi Psikanaliz Açısından Edebiyat Psikanaliz Üzerine Uygarlığın Huzursuzluğu - Bir Yanılsamanın Geleceği Yas ve Melankoli Hepimize iyi okumalar dilerim..
Einstein’a MektupAlbert Einstein · Kafekültür Yayıncılık · 2017454 okunma
·
387 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.