Yazmış bulundum
Puan vermedi·171 syf.··
2024 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 20:27
Katı olan herşey buharlaşıyor. Sistem zihinlerimizi eriterek, bilincimizi buharlaştırarak kendini kristalize ediyor. İnsanı eriten her dönüşüm sistemi katılaştırıyor. Kapitalizmin kendi mezar kazıcılarını yarattığının düşünüldüğü, tarihsel bakışında kaderci, iddia ettiği bilimselcilik söylemine ters beklentileri rasyonalize eden, Marx döneminin naif Marxizminden(belirtmekte fayda var; Marx'in "Marxizm buysa ben Marxist değilim" dediği Marxizm'dir bu) sonra Kapitalizmin o kadar da bilinçsizce kendini ortadan kaldırmaya çalışmadığını bir çok sosyolog/ekonomist gözlemledi. İşin özü Komünist Manifesto'da belirtilen bir nokta Kapitalizmin öyle kolayca kendi mezarını kazmadığını görmeye yarayabilirdi, ama ilginç bir şekilde yaramadı: Marx ve Engels Burjuvazinin, toplumun okumuş, yüksek kabiliyetli üyelerini kendi (ayrıcalıklı) işçisine, paralı elemanlarına çevirdiğinin ve bunların devlet ve kilisenin altında, burjuvaziyi ayakta tutan aygıtların içindeki birimlere dönüştüklerini, sistemin mantığını yeniden ürettiklerini gözlemleyebilmişlerdi. Kapitalizmin Kendini — Yani aslında sistemden faydalanların sistemi— rasyonalize edişi elbette, özellikle kriz dönemlerinde başat kaygılarından biri olageldi. Bunun için tasavvur edilebilecek her yolla kendisini insanların zihninde mantıklı kılmaya, yegane "insani" düzen olarak göstermeye çabaladı. Burjuva ideolojisinin başlangıcından bu yana insanlara allayıp pullayıp övdüğü liberal ahlak, hür teşebbüs, mülkkiyet hakkı, özel hayatta özgürlük, —dar anlamıyla— seçme özgürlüğü, esnek çalışma(Sennett'in yoğunlaştığı nokta burasıdır.) gibi yaşam görüş ve biçimleri, Burjuva için anlamlı olsa da çalışan insanların ezici çoğunluğu için anlamsız, hatta tuzaktır: Çünkü bir işçi bir burjuvanın özgür seçim fikrini benimserse kendini seçeneksizlik kompleksi içinde bulur, hür teşebbüs fikrini benimserse kendi kısıtlı kaynaklarını yok etme riskiyle yüzleşir, mülkiyet hakkına saygıyı benimserse kendinden çalınan artı değerin çalanın hakkı olduğu fikrine kapılır, İradi eyleme inanırsa kendisini kısıtlayan sosyal koşullara karşı körleşir, bireyciliği benimserse yine aynı şekilde sosyal koşulları ihmal eden bir düşünce dizgesinin sonucunda kendini düşük konumunun yegane sorumlusu olarak etiketlerken bulur, -kitabın içeriği bağlamında- esnek çalışma biçimlerini benimseyecek olursa iş piyasasından büküldüğünü, yamulduğunu, ezildiğini, kırıldığını görür ama esnekliği görmez; çünkü esneklik tabiri onun için kullanılmamaktadır. Burjuva ideolojisinin benimsenmesindeki absürd nokta benimseyenlerin benimsedikçe bu ideolojinin kendi aleyhlerine güçlenmesine sebep oluşudur. Yukarıda sayılan öğelerin benimsenmesindeki tek anlamlı koşul kapitale sahip olmaktır. Kapital teşebbüsün hürlüğünün ölçüsü, özgür yaşamın ölçüsü, mükkyet hakkının ölçüsü ve esnek kararların ölçüşüdür. Antik Yunan filozofu Sofist Protagoras "insan herşeyin ölçüsüdür" demişti; günümüzde "kapital, herşeyin ölçüsüdür": Halk deyişiyle "paran kadarsın. Paran kadar özgür, haklı, esnek vb. vb. vb. Bu girizgahtan sonra kitap hakkında çok şey söylemeye gerek yok. Kitap esnek çalışmanın savurduğu insanların kişiliklerindeki tahribata odaklanmış. Sennet bir hikaye kitabı formatından çok uzak olmayan bir yolla işi başından sonuna açıklıyor okuyucuya. Kitabın içeriğini okura bırakıp can alıcı birkaç noktaya kısaca değinmekle yetineceğim. Esnekliğin çalışanlar için olmadığını anlıyorsunuz öncelikle. Günümüzün dinamik ekonomik koşulları hızlı genişleme ve daralma olasılıklarına her an açık ve gebe olduğundan eskisi gibi bir işte emekli olunan iş koşulları imkansız hale gelmiştir. İşçilerin hızla alınıp hızla çıkarılabildiği dinamik hizmet ve ürün sektörlerinin hızlı projelerine uygun alımlar mevcut konsensüsün vazgeçilmezi artık. Bu yüzden projeden projeye koşar, işten işe girip çıkar, her zaman yeniliğe ve gelişime açık olmak zorunluluğunu sırtımızda taşırız: Bu işveren için esnek çalışma anlamına gelir, ona göre emekçi için de sağladığı koşullar bakımından tercih edilirdir. Zira home office, çalışma saatlerinin seçimi gibi imkanları barındırır. Ancak Sennett'e göre emekçiler için esneklik söz konusu değildir. Esnek olan büküldüğünde eski şeklini geri alır: bu şirket için geçerlidir çünkü koşulları değiştirerek asıl hedefini ve varoluşsal anlamını koruyabilir; büyüme, kar... vb. Emekçi için bu durum söz konusu olamaz, çünkü her yeni proje, her yeni iş, her yeni ekip ortamı onu geri dönülmez bir şekilde büker. Sürekli göç etmek kalıcı ilişkiler geliştirmesini engeller, sürekli yeni işler kalıcı iş arkadaşlarının oluşumunu engeller. Sürekli dinamiz hayatından kalıcılığı ve istikrarı çıkarır. Herşey geçici hale gelir. Karakter oluşumuna ket vurulur. Karakter gelişimine dair her hareketlilik kesintiye uğrar. Oluşan her kişilik öğesi tahribata uğrar, olgunlaşmaz, aşınır...
Sosyoloji
Karakter AşınmasıRichard Sennett · Ayrıntı Yayınları · 20221,041 okunma
·
554 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.