Yirmi üç yaşındayken her şey için geç kaldığını zannedersin. Kırkına yaklaştığındaysa aslında vaktinin tükenmediğini, her şey için olmasa da en azından asıl önem taşıyan şeyler için zaman kaldığını fark edersin. Neticede on küsür yılını nelerin önem taşıdığını öğrenmeye adamışsın.