İşleneceğini herkesin bildiği bir cinayet öyküsü… Ne kadar tanıdık bir cümle aslında bizim için. Bizler bu ülkede nice cinayetlerin işlenmesini izlemedik mi, bile bile beklemedik mi? Yüzlerce kadın, eşinden şikayetçi olmasına rağmen bir sonuç alamayınca hepimiz o kadınların öldürülmesine göz göre göre şahitlik etmedik mi?
Kitapta tıpkı bunun gibi bir konu işleniyor. Santiago Nasar’ın öldürüleceğini tüm kasaba biliyor, hepsi izlemek istiyor hatta. Fakat dur diyen olmadığı için Santiago Nasar ölüp gidiyor herkesin gözleri önünde.
Kitabın çarpıcı noktası olay örgüsü değil aslında. Çünkü ilk sayfadan beri zaten ne olacağını biliyorsunuz. Bu kitapta can alıcı kısım, kimsenin karşı koymaması. Çünkü “namus “ söz konusu olunca cinayet işlemek mübahtır.(!) Tıpkı her gün 3. sayfa haberlerinde görüp okumak dahi istemediğimiz cinayet haberleri gibi Santiago Nasar’ın ölüm hadisesi de namus meselesi olduğu için kimsenin engeliyle karşılaşmıyor. Hatta kasabadaki halkın bir kısmı destekliyor bile.
Ülkemizin ve tüm dünyanın namus kavramına bakış açısısını anlatan önemli bir başyapıt #k:1364.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez