Gönderi

8/10
·272 syf.··
2024 17. kitabı
Camus, Sisifos Söyleni’nde Sisifos’u aslında mutlu resmetmemiz gerektiğini, çünkü kayanın da sorunun da kendine ait ve onun yaşamına bağlı olduğunu anlatıyor. Bu açıdan Sisifos Söyleni, mitolojiye farklı açılardan bakmayı öğreten bir kitap olmuştu benim için. Peki Hüznün Fiziği ne sunuyor? Gospodinov Camus’ye görüyorum ve arttırıyorum diyerek Minotor’un hikayesini ele alıyor. Yasak bir ilişkinin (annesi bir boğayla ilişkiye girer) çocuğu olarak dünyaya gelen ve yarı boğa yarı insan olan bu varlıktan korkulduğu için onu, Girit adasının dehlizlerine inşa edilen bir labirente hapsederler. Efsaneye göre öfkesinden labirentin duvarlarını yumruklayan Minotor’un Ege Denizindeki coğrafyayı derinden etkileyen depremlerin sebebi olduğuna inanılır. Mitolojide Minotor direkt vahşi ve tehlikeli bir varlık olarak geçerken Gospodinov bu varlığın insan tarafına dikkat çekerek onun da zamanında çocuk olduğunu vurguluyor. Kendi kontrolünden bağımsız şekilde dünyaya geliş şekli, başkasının günahının sonucu olarak labirente hapsedilen bir çocuk düşünün. Öfkesi gelse gelse hüznünden ve üzüntüsünden geliyor olmalı. Gospodinov’un Camus’ye görüyorum ve arttırıyorum dediği yer de tam olarak burada başlıyor. Çünkü kitabı tam olarak bir labirent gibi tasarlıyor ve bizi beyninin kıvrımlarında bir geziye çıkartıyor. Tabii her labirent hikayesinde olduğu gibi kitap, başladığı yerde bitiyor. Kendisine ve Booker ödülü alan Zaman Sığınağı’na dair birçok şeyi de bulabileceğimiz bu kitap, kurgusu ve ele alınışı gereği oldukça karmaşık ancak içinde kaybolmayı göze alanlara çok şey vaadediyor.
Edebiyat
Hüznün FiziğiGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 20171,469 okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.