·211 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Haziran 2024 16:46 Cadılar, Roald Dahl’ın en sürükleyici, en etkileyici kitaplarından biri. Kitabın arkasında +9 yazıyor. Kitabı okumayı düşünen minik okurlar için ebeveynleri bence dikkate almalı. 6 yaşındaki kızıma kendimce yorumlayarak okuduğumda keyif aldı, lakin anne süzgecinden de geçti. Küçük çocuklar için sevilen bir yazar olsa da bence Roald bu kitapta içindeki çocuk ile barışık biz yetişkinlere sesleniyor.
Cadılar üzerinden kadın kimliğine saldırı yorumları okudum. Kitapta kadın-erkek yarışı yok. Hatta baş karakterin en büyük dayanağı onu koşulsuz şartsız seven, dinleyen babaannesi. Bruno’nun babası ne kadar hödükse ( kitaptaki tasviri kullandım :)) annesi de o kadar ihmalkar ve bencil bir kadın. İnsanın insanla kavgasını yazar satır aralarında eleştiriyor. Sürükleyici ve akıcı bir hikayenin içine yazar çokça düşündüren cümle ekliyor. Dikkatimi çeken bir nokta, Charlie’nin Çikolata Fabrikası dışında okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da kahramanımız kitabın başında öksüz ve yetim kalıyor. Yazar bu konuyu işlemeyi seviyor.
Gelelim kitabın konusuna 9 yaşındaki kahramanımızın annesi, babası Norveçli. Ama kendisi babasının işi nedeniyle İngiltere’de doğup büyüyor. Yaz tatillerinde Norveç’te ziyaret ettiği, müthiş masallar anlatan babaannesini de çok seviyor. Anne-baba bir kazada ölünce ninesi ile İngilistan’da yaşamaya başlıyor. Olanlar da bundan sonra oluyor. Cadılar tarafından fareye dönüştürülen çocuk, İngilistan’daki diğer çocukları kurtarabilmek için bir mücadeleye girişiyor. R’leri ğ gibi telafuz eden cadılar cadısının diyalogları kitaba renk katmış. Babaannenin azmi, müşfikliği yüreğinizi yumuşatıyor. Kafka’nın “Dönüşüm” kitabı gibi okuyucu fare çocuğa alışıyor. Umudunu hiç yitirmeyen, her şeyden mutlu olacak bir pay çıkartan kahramanımız Polyanayı aratmıyor. Kabul ediyorum, kimi yerinde argo ve şiddet içeren cümleler var. Genel itibarı ile çok sevdim. Herkese tavsiye ederim.