Y'ol kitabı, insanın ifade edemediği ve bastırmak zorunda kaldığı o umarsız durumlara karşı bir yankı, tepki niteliğinde. Yazarın içinden geldiği gibi samimi ve sağduyulu yazılarına yer vermesi, her okurun hayatından birer parça bulabilmesine fırsat tanıyor. Olabildiğince sade, akıcı bu eseri okumak, anlamlandıramadığımız hislerin veya iç sesimizin vücut bulmuş o haline adeta bir ayna bırakıyor. Acılarından, malum sancılarından hallice okurlarını o derin yalnızlık hissinden alıkoyuyor.
"Yarayla alay eder; yaralanmamış olan" sözüne karşın Y'ol, yaraları sarmaktan ziyade onları fark etmeye, onlara ışık tutmaya teşvik ediyor.
Çoğunlukla Nil İpek'in "Geçit" ve Lissom'un "Doppelgänger" şarkıları eşliğinde okuduğum bu kitabı, sessiz çığlıklarına tercüman arayan herkese öneriyorum.
Not: Bu kitabı bana hediye eden, uzun zaman önce severek ayrıldığım o insana her şeye rağmen teşekkür ediyorum.
...
"Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
Yine de döneyim, döneyim istedim..."
.