Su Adamı (Aleksandr Belyaev) İncelemesi
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
-Su Adamı- 26.06.24 Kitabı incelemeye başlamadan önce sizinle yazarın hayatına doğru ufak ama engebeli bir yolculuğa çıkalım. Aleksandr Belyaev, eşsiz bir hayat hikayesine sahip.Kardeşlerinin ikisinin vefatından sonra aile geleneğinin devamı gereği babası onun ilahiyat fakültesine gitmesini istiyor. Ancak hayalleri bu yönde olmayan Belyaev, ateist düşüncesinin temellerini bu fakültede atıyor. Daha sonrasında yeminini etmeyip hukuk okuyarak hayatını kendi istediği yönde ilerletmeye başlıyor. İlerleyen zamanlarda hastalık sebebiyle felç kalan yazarımız, kendini bilim kurgunun dahilerini okurken buluyor. Hayat onu böyle zorlarken kaleme aldığı Su Adamı, ölen kardeşlerinin birinin su da boğulmasıyla da ilişkili olabilir. Tecrübeleri ve acılarını, dünyayı da gezip görmüş ve toplumu tanımış halde kağıda akıtıyor. Zaten kendisi hukuk mezunu olarak bu konuları çok güzel alıyor, özellikle 29. bölümdeki mahkeme kurgusu ile kitap boyu aklımızda dolanan sorulara çok güzel cevaplar hazırlamış. Açıkçası farklı beklentilerle elime aldığım ama çok daha farklı ve fazla düşünceyle kapağını kapattığım bir kitap oldu. Yazarın konu aldığı su ve kara ikilemi aslında birbirine çok yakın ama bir o kadar da uzak. İkisi de içerisinde pek çok nimet barındırır, uzak oldukları nokta ise bu nimetleri nasıl kullandıkları. Karakterimiz İhtihandr, bu ikileme takılı kalmış bir yaratık. Yaratıcısı ve babası olarak okuduğumuz Salvator, insanların nasıl bir sömürge politikasında olduklarını bildiği için koruyor İhtihandr'ı karadan. İhtihandr su hayatı içerisinde temiz, saf, adil, doğasına uygun savaşların olduğu bir ekosistemde iken açgözlü gemicilerin yersiz inci avlanışlarına ket vurarak dikkatleri üzerine çekiyor. Kara yaratıkları nam-ı diğer insanlar suya el atınca başlayan çatışma, İhtihandr'ın su doğasını korumaya çalışmasıyla sürüyor. Ancak kara hakkında zerre bilgisi yokken ve yaşam orada temiz, saf, adil ve doğasına uygun değilken çok zorlanıyor. Bu zorlanmaların temeline inen, insanı nedenleriyle, inanışlarıyla ve doğru kabul ettikleri çirkin yargılarıyla sorguluyor yazarımız. Hatta çok güzel bir konuya daha değiniyor. Suyu keşfetseydik ve içerisinde medeniyet kurmaya çalışsaydık eğer neler olurdu? Ve o da en az okurları kadar emin ki eğer orada olsaydık su dünyasında da savaşlar başlatmış, katliamlara katliam katmıştık. Çünkü insanoğlu ne temiz ne saf ne de adil. Medeniyet ise tek dişi kalmış bir canavar. Seneler önce yazılmış, klasik olarak görünmüş, okunmuş ve denizaltlarına ismi konulacak kadar ilham alınmış bu eser; doğru anafikirde algılanmamış olsa gerek ki günümüz dünyası İhtihandr'ın katlanamadığı o kara dünyasından çok daha vahim halde. Binlerce çocuk katledilirken hala herkesin aklı avlayamadıkları koca, parlak incilerde... Aleksandr Belyaev Su Adamı
Felsefe
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.