Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
Mayıs 2017
İlk Yayın Tarihi:
2009
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Chelovek-Amfibiya
Orijinal Dil:
Rusça
Orijinal Ülke:
Rusya
ISBN:
9786053756736
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·240 syf.··
2024 24. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 03:19
Merhaba. Bu ay benim için biraz zor geçti. Ciddi sağlık sorunları ile mücadele ettik ailecek. Çok şükür atlatıldı ama bıraktığı psikoloji hemen unutulacak gibi değil. Bu yüzden bu durum tabi ki okumamada yansıdı. Kendime bir geliyorum ki koca sayfa okunmuş ama zerre bir şey yok zihnimde. Her neyse. Geçeyim artık incelemeye. Türkçeye çevrilmiş pek kitabı olmamasına rağmen favori yazarlarımdan oldu Aleksandr Belyaev . Biraz hayatını inceledim yazarın ve açlıktan ölmesi zoruma gitti. Kitaba gelirsek 1928 yılında yazılmış olan eser zamanının üstünde, mükemmel bir hayal gücü ile kaleme alınmış. Profesör Salvator kendine ait, etrafı duvarlarla çevrili malikanesinde son raddeye gelmiş, artık ümitsiz vaka olan hastaları iyileştiriyor. Bahçesinde bir sürü kendi üretimi hayvan var. Leopar başlı köpek gibi... Ve İhtiandr. Köpekbalığı solungaçlı masum delikanlı. İhtiandr saatlerce hatta günlerce suyun altında yaşayabiliyor. Ve namı almış yürümüş adınıda Deniz Şeytanı koymuşlar. Ve kötü karakter Zurita, İhtiandr 'ı yakalayıp kendisini zengin edeceğine öyle inanmışki. Böyle anlatırken basit, çocuksu gelebilir size. Ve fakat hiçde öyle olmadığını kitabı okuduğunuzda anlıyorsunuz. Benim için zevkli bir okuma oldu. Bilim kurgu ilginizi çekiyorsa mutlaka okuyun derim. İyi okumalar...
Edebiyat
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 17:31
Aleksandr Belyaev’in Su Adamı, yalnızca bir bilimkurgu eseri değil; insanın doğayla, bilimle ve etikle olan ilişkisini derinlemesine sorgulayan bir yapıt. İnsana su altında yaşama yeteneği kazandırılan İhtiyander’in hikâyesi, hem biyolojik evrime hem de bireyin özgürlük arayışına dair çok katmanlı bir anlatım sunuyor. Yazar, 1920’lerin Sovyet bilim kurgu anlayışının yanı sıra, günümüzün bile tartıştığı konulara ışık tutuyor. Bilimsel gelişmelerin insan üzerindeki etkisi, doğaya müdahalenin sınırları ve insanın kendine yabancılaşması. İhtiyander karakteri, bir deneyin sonucu olarak dünyaya ait olamayan, iki yaşam arasında sıkışmış bir figür. Onun içsel çatışmaları, okuyucuyu da derinden etkiliyor. Hazal Yalın’ın çevirisi akıcı ve güçlü, dönemin atmosferini ve karakterlerin duygusal derinliğini başarılı biçimde yansıtıyor. İthaki’nin Bilimkurgu Klasikleri dizisi içinde özel bir yere sahip olan bu kitap, bilimkurgu sevenlerinin okuması gereken bir eser.
Edebiyat
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
Bilimin Bağnazlıkla Savaşı: Su Adamı
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2018 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2018 03:09
“Yaradan, insanları gerçekten de yetersiz mi yarattı? Gerçekten de Profesör Salvator’un, insan bedenine tam bir görünüm vermek için müdahale etmesi mi gerekiyor?” “Sovyetler Birliği’nin Jules Verne'i olarak anılan Aleksandr Belyaev 1884’de Rusya’da doğdu. 1914’te felç geçiren ve bu dönemde bilimkurgu eserler kaleme almaya başlayan Belyaev, Profesör Dowell'in Başı isimli eserini kaleme almasının ardından büyük bir üne kavuştu. Başyapıtı sayılan Chelovek-Amfibiya’nın (Su Adamı) ilk yayımlanış tarihi ise 1928. Roman, soğuk savaşın etkisiyle 1986 yılına dek İngilizceye çevrilemediğinden, dünyaya açılması da bir hayli geç oldu. İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nin 21. kitabı olarak raflardaki yerini alan Su Adamı, ülkemizde Mayıs 2017’de yayımlandı. Rusça aslından Hazal Yalın‘ın başarılı çevirisiyle okurların karşısına çıkan eser yazarın Türkiye’de yayımlanan 3. kitabı olmuştu. Profesör Dowell’in Başı ve Ket Yıldızı isimli kitaplarıyla birkaç yıl önce tanıma fırsatı bulduğumuz yazarın en önemli eseri de bundan böyle bilimkurgu okurlarının kitaplıklarının önemli parçalarından biri haline gelecektir. Kısa bir süre önce Hava Adamı Ariel isimli kitabının da yayımlanmasıyla birlikte Belyaev'in ülkemizde yayımlanan eserlerinin giderek artış gösterdiğini de eklemek gerek. Kitabın konusuyla paralel bir şekilde mavi renginin tonlarının tercih edildiği kapakta Andrey Prokopneko‘nun harika bir illüstrasyonuna rastlıyoruz. Kitabın içinde birçok sayfada karşımıza çıkan çizimlerin sahibi ise Anatoliy Fyodoroviç Şpir. İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nin namına yakışan bir kapağın ardından geçtiğimiz öykünün sürükleyicilik dozu da bir hayli yüksek. “Eğer insan suda yaşayabiliyor olsaydı, okyanus hakkındaki, onun derinlikleri hakkındaki bilgimiz devasa adımlarla çoğalırdı. Deniz bizim için insanlıktan kurbanlar isteyen korkunç bir güç
Bilim-Kurgu
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
7/10
·240 syf.·
2023 51. kitabı
Su Adamı, Rus yazar Aleksandr Belyaev’in 1928 yılında yayımlanan bilim kurgu kitabı. Belyaev, edebiyat camiasında “Rusların Jules Verne’i” olarak anılır. KISACA KONU İhtiandr, çocukken üzerinde yapılan deneylerden dolayı balık solungaçlarına sahiptir. Yaşamını çoğunlukla suda geçirir. Balıkçılar ona deniz şeytanı derler. İhtiandr bir gün genç ve güzel bir kıza aşık olur. Zamanla onunla tanışır da. Karaya daha çok çıkmaya başlar. Karşılaştığı bu yeni dünya onu büyüler. Ancak balıkçıların haince planları vardır. Balıkçılar inci avında kullanmak için İhtiandr’ı yakalamak isterler. İhtiandr kendini tehlikeli bir durumun içinde bulur. Zor bir karar vermesi gerekir. Özgürlüğünü mü seçecektir, yoksa aşkını mı? KİTAP YORUMUM Belyaev, 1934’te Sovyet Rusya’yı ziyaret eden H. G. Wells ile Leningrad’da tanışmış ve belli ki ondan çok etkilenmiş. Su Adamı, Wells’in Doktor Moreau'nun Adası kitabından esintiler taşıyor. Su Adamı, bir bilim kurgu macera romanı. Kitabın orta karar bir temposu var. Ne sürükleyici ne de sıkıcı bir kitap. Bir şekilde akıyor.. Yazıldığı dönem için başarılı bir bilim kurgu sayılabilir ama günümüz için zayıf kalıyor. Bilim kurguyu çıkarınca da geriye sıradan bir macera romanı kalıyor. Kitabı okumayı düşünenler bu söylediklerimi göz önünde bulundursunlar. Ben kitabı sevdim ve bilim kurgu sevenlere öneriyorum. Su Adamı Aleksandr Belyaev
Edebiyat
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
Bilim kurgu tarzındaki kitapların hepsini okuyamıyorum maalesef. Bu tarz bana pek hitap etmiyor. Hal böyle olunca diğer türlere verdiğim yoğunluğu veremiyorum. Meğerse yazarımız Rusların Jules Verne’iymiş. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp deyip okumaya başladım. O kadar akıcı bir kitap ki, 242 sayfayı yarım günde bitirdim. Yazıldığı seneyi düşünürseniz (1928) harika bir kurguya sahip. Kitap üç bölümden oluşmuş. İlk bölümde balıkçılar arasında “Deniz Şeytanı” adı verilen, önceleri görmedikleri sadece sesini duydukları bir yaratığın tanıtılmasını konu almış. Doktor Salvator hasta olan ve ölmek üzere olan tüm canlıları kendince cerrahi operasyonlarla, türlerini de değiştirerek iyileştiren bir bilim adamıdır. Frankeştayn’ın farklı bir versiyonu. En büyük başarısı ve gurur kaynağı, oğlum dediği Deniz Şeytanı denilen ve gerçek adı Ihtyandr olan balık adam yani su adamıdır. İkinci bölümde Ihtyandr’ın bir kadına beslediği duygular nedeniyle onu görmek için karaya merakının artması anlatılıyor. Okyanusa alışmış birinin karayı sevememesi ve karada yaşayanlar için kullandığı ifadeler çok eğlenceliydi. Üçüncü bölümde ise Doktor Salvator’un üzerinde daha fazla duruluyor. Bilime olan aşkı nedeniyle her ne kadar kaybettiği canlılar olsa da daha fazlasını kurtarmasını, türleri geliştirmek adına onların değişimini ve tüm bu olayların sonuçlarını okuyoruz. Bu hikayede gözlerini para hırsı bürümüş insanların sınır tanımamazlıklarını, bilime bir şeyler katacağım hırsıyla Doktor Salvator’un her şeyi ve herkesi değiştirme sevdasını ve bir aşk için Ihtyandr’ın kendisini yok saymasının sonuçlarını okuyoruz. Keyifli okumalar…
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2025 1807. kitabı
Kitap 1928 yılında yayımlanan ve bilim kurgu türünün erken dönem örneklerinden biri olarak kabul edilen önemli bir eser.  Roman, denizaltı yaşamına adapte olmuş bir insan olan İhtiandr’ın hikâyesini anlatır. İhtiandr, üzerinde yapılan deneyler sonucu balık solungaçlarına sahip olmuş ve yaşamını suda geçirmeye başlamıştır. “Deniz şeytanı” olarak bilinen bu karakter, kara ve deniz hayatı arasında gidip gelirken, insanüstü bir varlık olarak toplumla olan mücadelesini sürdürüyor. Kitap, bilimsel deneylerin etik sınırlarını, insan doğasının yabancı olana karşı duyduğu korku ve önyargıları sorgulamayı amaçlıyor . Okurken İhtiandr’ın saflığına ve masumiyetine hayran kalırken, onun yaşadığı zorluklar ve toplumun dışlayıcı tutumu karşısında empati duyduğumu saklayamam . Su Adamı, bilim kurgu severler için önemli bir klasik. Eser, hem içerik hem de biçim açısından sevilerek okunan bir roman….
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
8/10
·240 syf.··
2018 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2018 20:57
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 20. kitap oldu. Daha önce Rus bilimkurgu yazarlarından Arkadi ve Boris Ştrugatski kardeşleri okumuştum; ancak diğer bilimkurgu yazarlarına oranla dillerini biraz daha yavan bulmuş ve pek beğenmemiştim. Aleksandr Balyaev de bir Rus bilimkurgu yazarı olmasına karşın Ştrugatski kardeşlerden daha iyi bir dile sahip olduğunu söyleyebilirim. Zaten kendisine Sovyetler Birliği'nin Jules Verne'i deniliyormuş ve böyle bir övgü bence yazar için ömrü boyunca yetecek bir övgü olmuştur. Su Adamı, bir bilimkurgu eseri olmasına rağmen içerisinde bilim öğesine bir hayli az yer verilmiş. Hatta kitabın sonlarına kadar fantastik bir kitap okuyormuş gibi hissettim. Ancak kitabın sonlarına doğru biyoloji ve evrim gibi bilimsel konuların devreye girmesiyle yazarın kurgusu tam manasıyla bilimkurguya dönüşüverdi. Yine bir oranlama yapmak gerekirse, bilim %20 - kurgu %80 gibi bir oran ortaya koyabilirim. Bu da demektir ki, Su Adamı bilimkurguya ilk adımı atacak ve bilimle pek içli dışlı olmayan okurlar için başarılı bir ilk adım olabilecektir. Her ne kadar kitabın ana kahramanı İhtiandr isimli bir balık adam (hem balık hem insan) gibi görünse de bence İhtiandr'ın yaratıcısı Doktor Salvator kitabın esas kahramanıdır. Zira Salvator isimli cerrah, hayvanlar ve insanlar üzerinde deneyler yapıyor ve onlardan yepyeni türler ortaya çıkarıyor. Mesela iki farklı türdeki hayvanı cerrahi müdahale ile bambaşka bir türe dönüştürüyor ve bambaşka türdeki o yeni hayvan diğer iki türden de daha mükemmel bir hale geliyor. Salvator'a göre insan da mükemmel bir yaratık değildir ve yapılacak bilimsel deneylerle daha iyi bir hale getirilebilir. Kitapta bunu başarıyor da. Hatta Salvator'un en büyük eseri, (ustalık eseri de diyebiliriz) balık-adam İhtiandr'ın ta
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
6/10
·240 syf.··
2025 93. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 13:45
Bilimkurgu açısından okunabilir bir kitap. Bilimsel deneyler yapan ve nasılsa iyi sonuçlara ulaşan bir bilim insanı ve onun deneğini konu edinmiş. Yazar; bilim insanını, savcı üzerinden aslında bir din adamıyla konuşturarak kendi fikirlerini belirtmiş ve bence bu durum etik sorununu da ortaya koyuyor. Yani küçücük çocuklar ve kendini savunmaktan aciz hayvanlar üzerinde deneyler yapmakta bir sorun görmemiş, nihayetinde istediğini de elde etmiş. Tamam, elbette bilimsel çalışmalar baştacı ama bunun için hiçbir sınır tanımadan hareket etmek doğru değil. Zira çalışmalar ya da deneyler esnasında ölenler ve aslından uzaklaşanların pek de söz hakkı olmamış kitapta. Okunabilir ve sorgulanabilir bir kitap.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
8/10
·240 syf.·
2020 13. kitabı
Bu tarzda okuduğum ilk fantastik su altı bilim kurgu romanı okumam iki günümü almadı akıcı ve betimlemesi muhteşem bir eser. İnsanı, gerçeklerden soyutlayarak farklı bakış açılarına yönlendirmekte derin bilgiler ve coğrafi keşiflere doğru yol almayı amaçlamakta..Keyifli okumalar.
1000Kitap
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2019 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2019 20:01
birkaç gün önce bitti. şimdi paylaşma fırsatı buldum. Su Adamı, fuarda lise öğrencilerinin ısrarla sorduğu kitaptı. öğretmenleri tavsiye ediyormuş. okullarda tavsiye edilen BK romanı olduğunu bilmek ziyadesiyle mutlu etmişti beni ve kitap ayrıca meraklandırdı. tatlış bir bilim kurgu romanı okuduğumu söyleyebilirim. bilime az yer verilmiş olsada varlığını hissettiriyor. kurgusal yönden gayet güzel olduğunu söyleyebilirim. içine azıcık romantizm serpiştirilmiş, bu kısmı bana ilginç geldi. fakat kurguya çok ters düşmediği için ve konu aşk çemberinde dönmediği için baymadı. akıcı ve sade bir dil kullanılması konudan koparmıyor. tabii burada çevirmenim mahareti de önemli. detaylarda boğmadan konu, konum ve karakterler hakkında bilgi vermesi güzel bir ayrıntıydı. konu suda yaşayan yarı balık yarı insan karakterin etrafında dönüyor. para ve şöhret hırsının insanı nasıl bozduğu, sadelik ve bilgeliğin insana nasıl yakıştığını anlatıyor. Rus yazar güzel bir maharetle işlemiş konusunu. kitabın sonlarına doğru yapılan birkaç sayfalık din ve bilim tartışması ayriyetten hoşuma gitti. hangi zamanda yaşarsan yaşa, hangi dinden olursan ol konu aynı; engizisyon mahkemelerinin on parmağı bilimin omzunda. neyse... bu derin mevzuya girmeyeceğim. kitap gereğince değinmiş. kitabın (bana göre) biraz kolay havası var. Bununla birlikte derin mesajları olan yerler de var. hani bilimkurgu tarzından korkulduğu gibi uzay-muzay yok. korkutucu canavarlar da yok. tadı tuzu da var, aşkı da var, idealistliği de var. işte tüm bunlar BK tarzına adım atmak için harika bir seçenek olma özelliği getiriyor. tavsiyemdir. okuyunuz.
Edebiyat
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,482 okunma

Yazar Hakkında

Aleksandr BelyaevYazar · 7 kitap
Sovyet Rus bilimkurgu yazarı. 1920'ler ve 1930'lardaki çalışmaları, onu Rus bilimkurgusunda genellikle "Rusya'nın Jules Verne'i" olarak anılan oldukça saygın bir figür yaptı. Belyaev'in en iyi bilinen kitapları arasında Profesör Dowell's Head, Amphibian Man, Ariel ve The Air Seller sayılabilir. Alexander Belyaev, Smolensk'te bir Ortodoks rahip ailesinde doğdu. Babası, diğer iki çocuğunu kaybettikten sonra (Alexander'ın kız kardeşi Nina, çocukken sarkomdan öldü ve veterinerlik öğrencisi olan kardeşi Vasiliy, bir tekne gezisi sırasında boğuldu), ondan aile geleneğini sürdürmesini istedi ve Alexander'ı Smolensk ilahiyat okuluna kaydettirdi. Belyaev ise kendini pek dindar hissetmiyordu ve hatta ilahiyat okulunda gittikçe ateist oldu. Mezun olduktan sonra yeminini etmedi ve bir hukuk fakültesine kaydoldu. Hukuk okurken babası öldü ve Belyaev de bu süreçte tiyatro dersleri vererek ve yazılar yazarak annesine ve diğer aile üyelerine destek olmak zorunda kaldı. 1906'da okuldan mezun olduktan sonra Belyaev avukat oldu ve iyi de bir üne kavuştu. Bu dönemde mali durumu da önemli ölçüde düzeldi ve her başarılı davadan sonra tatil için dünyayı kapsamlı bir şekilde dolaştı. Bu süre zarfında küçük çapta da olsa yazmaya devam etti. Sonunda edebiyat, ona giderek daha çekici geldi ve 1914'te edebi arayışlarına konsantre olmak için avukatlık yapmayı bıraktı. 30 yaşında tüberküloza yakalandı. Tedavi başarısız oldu; enfeksiyon omurgasına yayıldı ve bacaklarının felç olmasına neden oldu. Karısı, felçli bir eşle ilgilenmek yerine onu terk etti. Doğru tedaviyi bulmak için annesi ve yaşlı dadısıyla birlikte Yalta'ya taşındı. Nekahat döneminde, Jules Verne, H. G. Wells ve Konstantin Tsiolkovsky'nin eserlerini okudu ve hastane yatağında şiir yazmaya başladı. 1922'de hastalığı yendi ve Yalta'da iş bulmaya çalıştı. Kısa bir süre polis müfettişi olarak görev yaptı, kütüphanecilik gibi farklı işleri de denedi, ancak hayat şartları zorlayıcı olmaya başlayınca 1923'te Moskova'ya taşındı ve çeşitli Sovyet örgütlerinde hukuksal danışman olarak çalışmaya başladı. Aynı dönemde edebi faaliyetlerine de ciddi olarak eğilen Belyaev, bilim kurgu romanları yazarı olarak eser üretmeye başladı. 1925'te ilk romanı Professor Dowell's Head (Голова Профессора Доуэля) yayınlandı. 1931'den itibaren karısı ve en büyük kızıyla birlikte Leningrad'da yaşamaya başladı. En küçük kızı 1930'da henüz altı yaşında iken menenjitten öldü. 1934'te SSCB'yi ziyaret eden H. G. Wells ile Leningrad'da tanıştı. Belyaev hayatının son yıllarında, eski adıyla Tsarskoye Selo olan Puşkin'in Leningrad banliyösünde yaşadı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın Sovyetler Birliği'ni işgalinin başlangıcında, daha yeni geçirdiği bir ameliyattan sonra iyileşme sürecinde olduğu için kentten tahliyeyi reddetti. Belyaev, 1942'de Naziler tarafından işgal edilen Sovyet kasabası Puşkin'de açlıktan öldü. Mezarının tam yeri bilinmiyor. Cenazesinin defnedildiği varsayılan Puşkin kasabasının Kazanskoe mezarlığındaki toplu mezarın üzerine bir anıt taşı yerleştirildi. Karısı ve kızı ise hayatta kaldı ve Volksdeutsche olarak kaydedildi (Belyaev'in karısının annesi İsveç kökenliydi). Savaşın sonuna doğru Naziler tarafından Polonya'ya götürüldüler. Bu nedenle, savaştan sonra Sovyetler onlara işbirlikçi olarak davrandı: Barnaul'a (Batı Sibirya) sürgün edildiler ve orada 11 yıl yaşadılar. 1964 yılına kadar yürürlükte olan Sovyet telif hakkı yasasına göre, Belyaev'in eserleri ölümünden 15 yıl sonra kamu malı oldu. Sovyet sonrası dönemde, yeniden düzenlenen Rusya'nın 1993 telif hakkı yasası, yazarın ölümünden sonra 50 yıl boyunca eserlerine telif hakkı koruması sağladı. 2004 yılında Rusya Medeni Kanunu'nun IV. Kısmının kabul edilmesiyle, telif hakkı koruması yazarın ölümünden sonra 70 yıla ve II.Dünya Savaşında doğu cephede gerçekleşen Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında çalışan veya savaşan yazarlar için ilaveten 4 yıl daha uzatıldı. Tüm bunlar, Belyaev'in eserlerinin telif hakkıyla korunup korunmadığı ve ne kadar süreyle korunduğu konusunda kafa karışıklığına neden oldu. 2008 yılında Terra yayıncılık şirketi, Belyaev'in eserlerini varislerinden basmak için münhasır haklar aldı ve bu münhasır hakları ihlal ettikleri için Astrel ve AST-Moskva yayın şirketlerine (AST'nin her ikisi de) dava açtı. Moskova Tahkim Mahkemesi, Terra yayıncılık lehine karar vererek 7,5 milyar ruble tazminata hükmetti ve Astrel'in "yasadışı yayınlanmış" olduğu eserleri dağıtmasını yasakladı. Ancak Temyiz mahkemesi, hükmedilen tazminatların haksız hesaplandığını tespit ederek kararı reddetti. Daha sonraki temyizde, bir federal tahkim mahkemesi, Belyaev'in eserlerinin 1 Ocak 1993'te kamu malı olduğuna ve telif hakkı korumasından hiçbir şekilde yararlanamayacağına karar verdi. 2010 yılında, bir Krasnodar temyiz kurulu, Belyaev'in çalışmalarının kamu malı olduğuna hükmetti. Son olarak, 2011'de Rusya Yüksek Tahkim Mahkemesi, Belyaev'in eserlerinin Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasındaki faaliyetleri nedeniyle 1 Ocak 2017'ye kadar telif hakkıyla korunduğuna karar verdi ve davayı yeniden yargılanmak üzere alt mahkemelere geri gönderdi.